BEYPAZARI AĞZINDAN SÖZCÜKLER
1 A GET YAVU : Bir işi veya olayı anlatan kişiye karşı, öyle olmadığıı anlatmak için kullanılan söz.
2 ABA : Pardesü
3 ABA : Abla
4 ABABA : Annenin babası
5 ABARİ                                           : Şaşma ifadesi
6 ABARİN : Aman
7 ABDES ALMAK : Abdest almak
8 ABDESTLİK : Lavabo
9 ABDILLAH : Abdullah
10 ABİ : Ağabey
11 ABICA : Amca
12 ABILDAMAK : Emeklemek
13 ABİLTİ GABİLTİ : Yok etmek, boşa gidermek, boş yere harcamak
14 ABOO : Hayret nidası
15 ABUBA : Büyük baba
16 ACAB : Acaba
17 ACALAK ACALAK BAĞIRMAK : Ağlar gibi ses çıkarmak, bağırmak
18 ACAN : Casus
19 ACAPLAMAK : Kınamak
20 ACAR : Kuvvetli, gürbüz, iri yarı
21 ACCIK, ACICIK : Biraz, az
22 ACEM PİLAVI : Üzeri etli pilav
23 ACENİS : Haber
24 ACEP : Acaba
25 ACI BEBER : Acı biber
26 ACI BESTİL : Ekşi meyvelerden yapılan marmelat
27 ACI GAK : Ekşi elmanın kurutulmuş hali
28 ACI GEREK : Ağızda hissedilen acı tat
29 ACI GICI : İlkbaharda kendiliğinden yetişen bir tür bitki
30 ACI KİREÇ : Tuğla ağacında kullaılan kireç
31 ACI KİTLEK : Yenebilen bir tür mantar şekli
32 ACI SOĞAN GADA MEFA GÖRMEMEK : Herhangi birinden hiçbir fayda görmemek
33 ACI YAĞINI ÇIKARMAK : Çok ağır şartlarda çalıştırmak, bedenen çok yıpratmak
34 ACIR : Salatalık türü
35 AÇ KÖPEK FIRIN DUVARI YIKAR : Yokluk insana her şey yaptırır
36 AÇACAK : Kalemtıraş
37 AÇILAGOMAK : Büyükçe bir boşluk açılmak
38 ADA : Ağda, koyu pekmez
39 ADAMAKILLI : İyice
40 ADDIRGAN : Kadınlar arası aşağılama
41 ADDIRMAK : Kırıtmak
42 ADI BATASICA : İsmini anarak beddıa etme, ölmesi istenilen
43 AFALLAMAK : Şaşmak, yorgun düşmek
44 AFAT : Felaket
45 AFILDAMAK : Çocuğun emekleyerek yürümeye başlaması
46 AFUR : Hayvan yemliği
47 AG GAZOZ : Sade gazoz
48 AGA : Büyük ağabey
49 AGANİN : Kendinden küçük birisine söz dinlemesi için latife yapmak, anlatım
50 AGGA : Çocuk dilinde bir ayakkabı
51 AGUCUK : Küçük bebeklerin gülmesi için yapılan hareket
52 . Meyve ,pirinç ya da baklagillerin içinde oluşan kurt
53 AĞ BAKLA : Kuru fasulye
54 AĞ ÇİÇEĞİ : Güneşlik
55 AĞARTMAK : Beyazlatmak
56 AĞ-AV : Yöresel kıyafet donu paçalarını birleştiren parça
57 AĞBUBA : Annenin babası
58 AĞDA : Pekmeze un katılarak elde edilen tatlı
59 AĞDA GASNAĞI : Ağdanın içine konduğu tahta kap
60 AĞDIRMAK : Dengesiz eğri bir yere eğilme
61 AĞİÇALIK : Arka kısmı dar don
62 AĞIL : Açık havada hayvanların yattığı yer
63 AĞIR AKSAK : Yavaş yavaş gitmek
64 AĞIRSAMAK : Yüyeceklerin bozulmasına yüz tutması
65 AĞIRŞAK : İği altına dengeyi sağlamak için konan ortası delik halkamsı
66 AĞIZ : İlk sütten yapılan pekmezle yenen yoğurt
67 AĞIZ DADI : Nişan yada düğünde damat adayının, kız evine gönderdiği tatlı, yemiş vb.
68 AĞIZ TUTAMAĞI : Sus payı
69 AĞLAT : Yabani armut
70 AĞMAK : Aşağıya doğru eğilmek
71 AĞMAT : Ahmet
72 AĞMAZ YANINI GAVANNAMAK : Açığını aramak, kusur bulmaya çalışmak
73 AĞNANMAK : Hayvanların debelenmesi
74 AĞSAK : Topal (alet)
75 AĞSAMAK : Topallamak, aksamak
76 AĞŞAM : Akşam
77 AĞŞANIM : Ayşe hanım
78 AĞZI HARABAT : Kötü söz, küfür söyleyen
79 AĞZI HAVALI : Kendini beyenmiş
80 AĞZI KANSIZ : Hakkını koruyamayan
81 AĞZI PEK : Sır vermeyen ketum
82 AĞZI ŞAK OLMAK : Ağzının kuruması
83 AĞZINA ÖKÜNMEK : Dediklerini tekrar ederek alay etmek
84 AĞZINDAN ÇIKAN YAKANA KUYULSUN : Söylenen kötü sözü sahibine iade etmek
85 AĞZINI AÇMAK : Bakakalmak, şaşmak
86 AĞZINI ARAMAK : Düşüncelerini öğrenmeye çalışmak
87 AĞZININ GIRIMI : İfade etmek istediği, dilinin altındaki bakla 
88 AĞZIYLA KUŞ TUTMAK : Olağanüstü becerili olma
89 AHA : işte, bu, şurada orada
90 AHACIK : işte, bu, şurada orada
91 AHBAB : Arkadaş
92 AHILDAMAK : Yorulmak
93 AHİRŞER : Ahir zaman
94 AHLAT : Meyve
95 AHMAK ISLATAN : Çok az ve süreli yağan yağmur
96 AHMATÇALAR : Kötü mahalleler anlamında kullanılmıştır
97 AHRAZ : Dilsiz
98 AHRETLİK : Arkadaş
99 AHRETTE MİZANINA KONSUN : Yapılan işten çok memnun olan kişinin hayır duası
100 AHSAK : Topal
101 AHUR : Büyük baş hayvanların yem yedikleri yalak
102 AK : Beyaz
103 AK BAKLA : Kuru fasulye
104 AK GÖZ : Salak
105 AK GÖZLÜ : Saf,cahil
106 AK İLE KARAYI SEÇMEK : Bir işi yaparken çok zorlanmak, sıkıntı çekmek
107 AK PÜSKÜL : İnce kabuklu bir şeşit üzüm
108 AKBAK : Bembeyaz
109 AKCIMAN : Beyaz tenli
110 AKDARMA : Tarlayı sürme, bir yerden bir yere değiştirme
111 AKDAŞ : Beyaz taşın ateşle pişirilerek ezilmesiyle elde edilir. Ev badanasında kullanılır.
112 AKDONCAK : İç çamaşırıyla
113 AKİDE ŞEKERİ : Şavakkal şekeri
114 AKIL ZAYİLİĞİ : Akıl eksikliği delilik
115 AKLI ÇIKMAK : Birdenbire korkutulmak, korkmak
116 AKLIN İLE BİN YAŞA : İçinden çıkılmaz görünen bir duruma çare bulan, fikir üreten kişi
117 AKLINA GELENE GİTMEK : Aklına taktığı kafasına koyduğu şeyi yapmak
118 AKLININ AVLASI KURUSUN : Unutkanlığına kızmak
119 AKPAK : Tertemiz
120 AKRAN : Yaşıt
121 AKSİ : Söz dinlemeyen inatçı
122 AKSUATA : Alışveriş yapmak
123 AKYEL : Lodos, güneyden esen yel
124 AL : Kırmızı
125 ALA DÜŞMEK : Meyvelerin olmaya başlaması
126 ALABELE : Zıt renkleri bünyesinde bulunduran
127 ALABOZ : Yarım yapılan iş
128 ALABOZBAŞI : Yarım yamalak
129 ALABÖRTME : az pişmiş
130 ALABULUS : Önde biraz fazlaca saç bırakılan traj etme modeli
131 ALACA : Üzüme düşen olgunlaşma belirtisi
132 ALACA GARGA : Saksağan
133 ALACALI : Alakbenek
134 ALAÇO : Yağmur öncesi sıcaklık
135 ALADIN NE : Acelen ne
136 ALAF : Alev, sıcaklık
137 ALAFGARGINI : Yüksek ateşte pişmek
138 ALAGEL : Yarı ham yarı olgun
139 ALAK BENEK : Alacalı
140 ALAMANYA : Almanya
141 ALAT : Aşısızz çok küçük armut
142 ALAT-ALAT : Acele acele
143 ALATLAMAL : Acele etmek
144 ALATTİRİK : Elektrik
145 ALAVERE : Alışveriş   
146 ALAZ SÖRTME  : Az pişmiş kebap
147 ALAZLAMA : Deli hastalığı
148 ALÇAK : Bir kötü sıfat
149 ALÇİME : Çok bilen
150 ALEKTRİK : Elektrik
151 ALEM ŞAHİT : Bir işin boyle olduğunu herkez biliyor
152 ALEMEŞKARE : Herkesin ortasında
153 ALENGİRLİ : Tefauratlı yapılması karışık uzun ve hassas olan
154 ALETTİRİK : El feneri, elektrik
155 ALETTİRİK : El lambası
156 ALEV ÇALDI : Lodosun sıcak ve tozla beraber bitkileri kurutması
157 ALGÜVEY : Damat
158 ALIÇ : Yabani, sarı, tatlı bir meyve
159 ALIÇ : Dağlarda yetişen meyvesi yenen bir tür ağaç
160 ALİKOPTER : Helikopter
161 ALLAK PULLAK : Karma karışık
162 ALLIK : Gelin makyajı
163 ALMA : Elma
164 ALMAZDIK : Eski ahşap evlerdeki banyo
165 ALNINDAN SENELMEK : Karşı gelmek
166 ALOĞLU : Kokulu sarı renkli üzüm
167 ALTIN HALKALARA YAPIŞ : Hacca git anlamında bir dua
168 ALTIN KUŞAK : Bindallıyı belde daha iyi tutmak için kullanılan altın karışımlı kemer
169 ALTUN : Altın
170 ALUÇ : Alıç
171 ALUK : Saf
172 AMANI : Ağıt yakmak
173 AMANİN : Şaşma ifadesi
174 AMAT-AMET : Ahmet ismin halk arasında söylenişi
175 AMBÜL : Lamba
176 AMEDENİ : Birden aniden önüne çıkmak
177 AMEL OLMAK : İsal olmak
178 AMELE . İşçi
179 AMESKENE : Küçük siyah erik
180 AN : Tarla kıyısı, sınırı
181 ANA : Anne
182 ANA,ANO : Şaşma, şaşırma,heyecan gibi durumları belirten ünlem
183 ANAÇ : Genellikle hayvanlar için ana olma çağına gelmiş
184 ANADINMI : Anladınmı, anlıyormusun
185 ANADUT : Buğday sapı yüklemeye yarayan alet
186 ANADUZ : Sap toplamak için ağaç ve demirden yapılan üç parmaklı alet
187 ANAMAK : Anlamak
188 ANAN SAMSAK BABN SOĞAN : Sen büyükleniyorsun ama sıradan bir aileden geliyorsun
189 ANANNE : Annenin annesi
190 ANARTAR : Anahtar
191 ANAZIRT : Anadut, sap toplayan alet
192 ANCA : Ancak
193 ANCA VARIN : Zamanında gidersin, kendi yoluna git
194 ANDAVAL :Aptal
195 ANDAVALLI : Ahmak
196 ANDIRMAK :Benzemek Benzemek
197 ANERİ : Geri geri
198 ANETER : Anahtar
199 ANGARA : Ankara
200 ANGICI GICI :Tahterevalli
201 ANGIÇ : Ağaçtan yapılmış sap, ot gibi şeyleri taşımak için 
traktor römorkunun üzerine kurulan düzenek
202 ANGIÇ :Tahta ekin,saman koyulan yer
203 ANGUT : Bir kuş türü.Kaba,görgüsüz analmındada kullanılır
204 ANIDA GALMAK : Şaşırtmak.
205 ANILAN YOLDA OLURMUŞ : İyi insan lafın üstüne gelir
206 ANİNNE : Büyük anne
207 ANIYON  : Anlıyorum, aklında yer ediyor
208 ANIYONNU : Anlıyormusun
209 ANIZ : Buğday, arpa biçildikten sonra tarlada kalan sapı
210 ANLAMIYON KU : Anlamıyorsun ki
211 ANMAK : Söylemek,hatırlamak
212 ANNA : Şaşma ifadesi
213 ANNACTAN BAKMAK GABAM SANCIR : Buluttan nem kapmak
214 ANNAÇ : Karşı taraf
215 ANNAÇTAN : Karşıdan
216 ANNAK : Söylemek, hatırlamak, duyurmak, danışmak
217 ANNAMAK : Anlamak
218 ANNAMAMAK : Anlamamak, aldırış etmemek
219 ANNAŞTIRMAK : Anlatmak, ifade etmek
220 ANNINI KARIŞLAMAK : Kızılan kişiye hattini bildirmek
221 ANNIŞAKI : Alnının ortası
222 ANO : Hayret sözcüğü
223 ANTAR : Çanta
224 ANTİRE : Evdeki koridor
225 AP ZOP : Yaptığı davranıştan haberi olmayan
226 APAK : Çok beyaz
227 APALAMADAN YÜRÜMEK : Emek harcamadan sonuca ulaşmak
228 APALAMAK : Çocuğun yüzüstü sürünerek ilerlemesi
229 APALAYOR : Emekleyen
230 APARTUMAN : Apartman
231 APCARA : İki bacak arası
232 APGUN SAPGUN : Deli
233 APIÇ : İki bacak arası
234 APIŞ ARASI : Kasıklar arası
235 APIŞAK : Bacaklarını açarak yürümek
236 APIŞTI KALDI : Şaşdı kaldı
237 APOÇLAMAK : Kınamak
238 APOLLE : Hoparlör
239 APOLYÖ : Hoparlör
240 ARA : Küçük giriş
241 ARABEYİ : Ana arı, kraliçe
242 ARALIK : Evdeki aralık
243 ARBEDE : Karışık
244 ARDI : Arkası
245 ARDILMAK : Abanmak
246 ARDİYE : Boş oda
247 ARIIIĞ : Hayret nidası
248 ARIK : Zayıf
249 ARININ DELİĞİNE DEĞNEK DÜRTMEK : Büyük bir tehlikeye davetiye çıkarmak
250 ARITMAK : Temizlemek
251 ARK : Su kanalı su yolu
252 ARKA EBESİ : Doğum sırasında arkadan tutan kişi
253 ARKA VERMEK : Yardım etmek
254 ARKALI : Devamı olan, ucu görünmeyen
255 ARKALI AKÇALIYI GEÇMİŞ : Seveni çok olan parası çok olanı geçmiş
256 ARPA : Hayvan yemi
257 ARPALAMA : Hayvan hastalığı
258 ARPALIK : Arpa ekimine elverişli tarla
259 ARSIZ : Utanmayan, sıkılmayan, çok ağlayan
260 ARTMA : Dğün takısı
261 ARTMAK Asmak
262 ARUK : Çok su içen
263 ARZIMAN : Hayal edilen, arzulanan
264 ASAK : Topallayarak yürüyen
265 ASALAK : Birinin üzerinden geçinmek
266 ASAR : Eski yerleşim birimi
267 ASDAR : Tavan odanın üst tarafı
268 ASILMAK : Birşeyi bulunduğu yerden çıkarmak için çekmek
269 ASLI ÇIKMAMAK : Asılsız haber
270 ASMA : Üzüm ağacı
271 ASMAHURDAN YEMEK : Hiçbirşeyi beğenmemek
272 ASMAK : Kaytarmak
273 ASPİNİK : Naftalin
274 ASSAHMI : Sahimi
275 ASTAR : Koruyucu madde, ince bez
276 ASTAR : Tavan
277 : Yemek
278 AŞA : Ayşe
279 AŞAK : Ahşap evin eski hali
280 AŞAKTA DA VAR GAŞAKTA DA VAR : Ondan da var bundan da var anlamında
281 AŞAM : Akşam
282 AŞAM ERKEN : Sabah akşam
283 AŞAM VATI : Akşam vakti
284 AŞAMLİN : Akşamüzeri
285 AŞANE : Mutfak
286 AŞANİM : Ayşe hanım
287 AŞERMEK : Kadınların hamilelik zamanı
288 AŞEVİ : Mutfak 
289 AŞIK KEMİĞİ : Kemik atmaca oyununda kullanılan kemik
290 AŞIP GELMEK : Beklenmedik bir anda çıkıp gelmek
291 AŞIRAŞI : Aşure
292 AŞIRMAK : Bir şeyi gideceği yere götürmek, hırsızlamak
293 AŞIRTMAÇ : Semeri tutan alet
294 AŞIRTMAK : Yüksek bir yerden yol bularak geçirmek
295 AŞLAMA ÇAY : Çayın ikinci kez demlenmiş hali
296 AŞLAMAK : Eklemek
297 AŞMAK : Yuvarlanmak engeli geçmek
298 AŞŞA : Aşağı
299 AŞUK : Ayağın iki yanındaki yuvarlak kemik
300 AŞUR AYI : Muharrem ayı
301 AT BESLENİRKEN KIZ İSTENİRKEN VERİLİR : Her şeyi zamanında yapmanın gerektiğini anlatan söz
302 ATAŞ : Ateş
303 ATAŞ GİBİ : Çok çabuk pratik
304 ATAŞA DÜŞMÜŞ GİBİ BAĞIRMAK : Çok bağırmak
305 ATAŞLIK : Kibrit
306 ATTAR : Genellikle koyu ve ev aletleri satan esnaf
307 ATTIRI BUTTURU : Bir işi rastgele yapmak
308 AV    : Kurt meyve ve baklagillerin içerisinde bulunur
309 AV DÜŞMEK : Meyve kuruları ve pirincin kurtlanması
310 AVA  : Kocanın erkek kardeşi
311 AVANE : Topluluk
312 AVAR . Sebze
313 AVARA : Boş gezen
314 AVARLIK : Eve yakın sebze bahçesi
315 AVAZ : En yüksek ses
316 AVAZ : Ses tonu sesin güzel yada çirkin oluşu
317 AVAZI ÇIKTIĞI ĞİBİ BAĞIRMAK : Tüm gücüyle bağırmak
318 AVCUKLAMAK : Avcunun içine almak
319 AVDANLIK : Av yapılan yer
320 AVF : Ağız içerisi pamukçuk şeklinde oluşan yara
321 AVGAT : Avukat
322 AVIÇALIK : Düğünlerde giğilen şalvar
323 AVIÇALIK-AĞIÇALIK : Ağı genelde kısa ve dar olan don
324 AVIZ : Buzağı doğduktan sonra inekten alınan ilk süt
325 AVKALAMAK : Azarlamak, terbiyeye sığmaz şekilde muamele etmek
326 AVLA : Bahçe duvarı
327 AVLA : Bahçelerin kenarına yapılmış duvar. Çit
328 AVLACA : Dere kıyısında bağ
329 AVLANMAK : Yabani hayvan vumak, balık tutmak
330 AVLU : Bahçe çiiti
331 AVLU GAPISI . Bahçe kapısı
332 AVMAK : Düşmek
333 AVRADI DÖRT OLASICA : Espiri yapılarak şanslı olduğunu anlatılan
334 AVRAT :  
335 AVSUNLAMAK : Okumak, üflemek, birisini yılan, akrep vb. hayvanlardan korumak için dua
336 AVU  : Zehir
337 AVUÇALIK : Şalvar, kuyruklu giysi
338 AVUL : Koyun barınağı ağıl
339 AVULAMAK : Zehirlemek
340 AVUNUN KÖKÜNÜ YE : Bir beddua
341 AVUR : Ağız
342 AVURT : Çenenin iki yan tarafı
343 AVUTMAK : Teselli etmek, oyalamak
344 AVUZ : ineğin doğumdan sonra alınan koyu ve sarımtrak sütü
345 AVUZ EMMEDİK BIZA GİBİ : Kötü kötü duran kişiye denir
346 AVUZLUK : Filtresiz sigara içerken kullanılam süzgeçli veya süzgeçsiz çubuk
347 AVZARI : Av köpeği
348 AY AKŞAMDAN DOĞDU : İş başlamadan yarım kalması
349 AY ÜSTÜNE KALKMAK : Ayağa kalkmak
350 AYA : Kar küreyen alet
351 AYACUK : Ayakucu
352 AYAĞI DUTULMAK : Yürüyememek
353 AYAĞI TEDİK : Çabuk, hızlı, pratik olan kimse
354 AYAĞIN ALTINDA DOLAŞMA: : Bir iş yapan kişiye işini yaparken engel olmak
355 AYAĞIN KABI : Ayakkabı
356 AYAK YOLU : WC, hela
357 AYAKBA : Ayakkabı
358 AYAKKABI : Garevle, edük
359 AYAKLANMAK-AYAKLANDI : Hasta olan kişinin iyileşerek gezmeye başlaması
360 AYAKLI : Normal çukırlukta kuru fasulye, nohut tabağı
361 AYAKLIK :  Çorba tası
362 AYAKYOLU : Hela
363 AYAN BEYAN : Çok açık görülen aşikar
364 AYANGI : Tarla   
365 AYAR : Ölçü birimi
366 AYAR : Sekiz kiloya yakın buğday alan metalden yapılmış bir kap
367 AYAZ : Soğuk
368 AYÇA : Hilal
369 AYDIN YEMİŞİ : İncir
370 AYER ZELE : Çok uyanık geçinen kimse
371 AYIK : Sarhoş olmayan çok kurnaz
372 AYINGA : Kaçak tütün
373 AYITLAMAK : Ayıklamak
374 AYRAN GÖNÜLLÜ : Sabit bir şeyde kalmayan. Bir sevgiliden başka birine çabuk değişen
375 AYRUK : Çoğu yerde yetişen, istenmeyen bir ot türü
376 AYŞAM : Akşam
377 AYUCUK : Ayak ucu
378 AYYAŞ : Sarhoş
379 AYYUÇ : Ayak altı
380 AZA : Üye, taziye
381 AZA VERMEK : Ölen kişinin yakınlarına taziyede bulunmak
382 AZÇIK : Acık
383 AZIC KALMAK : Payına razı olmak
384 AZIGANSIZ : Hakkını koruyamaz
385 AZIK : Yemek
386 AZINSAMAK : Az görmek
387 BABAK : Kadını erkeği, erkeğin kadını
388 BABAN GADINLIKTANMI GELDİ : Her istediğini rahatça alan 
durumuda çok iyi olmayan kişiye denir
389 BABI : Büyük kız kardeş, abla
390 BACAK GİBİ : Çok kalın
391 BACAKAŞI : Bacanın üst tarafında sergen
392 BACANAK : Kız kardeşlerin beyleri
393 BAÇA : Bahçe
394 BADAK : Hayvanın kısırlaştırılması
395 BADARLAMAK : Azarlamak 
396 BADE  : İçki
397 BADEM : Badem ağaçının meyvesinin en son hali
398 BADİ : Ördek
399 BADIÇ : Büyük ayak
400 BADIL BADIL : Paytak paytak
401 BADIL BUDUL : Düzgün yürümeyenler için söylenen söz
402 BADILCAN : Patlıcan
403 BADILCAN OTU : Kokulu ot
404 BADILGAN : Bataklık
405 BADUÇ : Su bidonu
406 BAĞ : Bahçe
407 BAĞARCAK : Koyunların kaçmaması için çobanın ayağını koyunun ayağına bağlamak
408 BAĞCAK : Bir şeyi bağlamak için kalın ip
409 BAĞDAŞ KURMAK : Ayakları içe bükerek yere oturma biçimi
410 BAĞIL : Tahtadan olan bavul
411 BAĞIL BAĞIL : Bol olarak bulunan bolca kullanılabilen
412 BAĞIRDAK : Beşikte çocukları sallamak için kullanılan sargı
413 BAĞLİM : Demet, bağ
414 BAĞRI YUKA : Merhametl
415 BAHALI : Bahalı olan fiyatı yüksek
416 BAHARLICA : Baharatı bol
417 BAHÇA : Bahçe
418 BAK GALİ ŞUNUN YAPTIĞINA : Beklenmedik bir hareket karşısında söylenir
419 BAKA BAKA GÖZÜMÜN KÖKÜ SARARDI : Yolunu gözlemek beklemek
420 BAKA KALDIM : Şaşırmak donmak kalmak, hayretle bakmak
421 BAKAKOY : Gözkulak ol
422 BAKAM Bİ : Bakalım bir görelim bir
423 BAKILDAK : Küçükbaş hayvan pisliği
424 BAKINAK : Hayvanların ayağının arkasındakı tırak
425 BAKITMAK : Vaktinde yapılmayan iş veya gelmeyen bir kişiyi merak etmek
426 BAKLA : Fasulye
427 BAKLAFA : Baklava
428 BAKRAÇ : İnek ve koyun sağılan küçük helke
429 BAL BAŞI : Tatlı
430 BALA : Çocuk, yavru
431 BALDIR BACAK : Yarı çıplak
432 BALDIRAN : Bir tür zehirli ot
433 BALDIRI ÇIPLAK : Malı mülkü olmayan açık giyinen
434 BALİ : Gönülsüz iş yapma
435 BALIMA : Balık
436 BALLI : Gofret
437 BAMA PİSTAN : Kumaşdan dikilen çocuk elbisesi
438 BAMI DEN : Bana mı diyorsun
439 BAND : Kaset
440 BANDIRMAK : Tadına bakmak
441 BANE : Fiğ tanesi başağı
442 BANGIR BANGIR : Gürültü
443 BANMAK : Ekmekle yemeğin suyunu almak
444 BANNAK : Parmak
445 BANNAK : Parmak
446 BANNAK BASMAK : Altını çizmek, önemini belirtmek
447 BANYOLUK : Bamyo
448 BARABAR : Beraber
449 BARAÇ : Baraj
450 BARAK : Dağınık saç
451 BARANA : Patlıcan yemeği
452 BARDAK : Naşafa
453 BARİ : Artık
454 BARNAK : Parmak
455 BARSUK : Bağırsak
456 BASALAMAK : Barındırmamak
457 BASDAK : Merdiven
458 BASDIGABAK : Kabak tatlısı
459 BASMA : Kumaş
460 BASMA ::::: Bayan elbisesi yapımında kullanılan kumaş
461 BASMAK . Yaprak yada peyniri yasmak
462 BASMAK : Merdiven, basamak
463 BASSAKBAŞI : Merdiven başı
464 BASTAMAK : Merdiven
465 BASTUN : Baston
466 BAŞ KİLİ : Saçları yıkamak için kulanılan kil
467 BAŞ OLMAK : Bitmek
468 BAŞ SOVAN : Kuru soğan
469 BAŞANGI : Bilgiç geçinen, becerikli
470 BAŞARAT : Yetenek
471 BAŞARET ETMEK : Yol göstermek
472 BAŞAŞAĞI : Tepe taklak
473 BAŞBAĞ : Yünden örülen hayvanın boynuzuna takılan yular
474 BAŞGÖZ ETMEK : Evlendirmek
475 BAŞI BOZULMAMIŞ : Kocası ölmemiş olan kadın
476 BAŞI DÖNÜMÜNE  : Kendi bildiğine göre hareket etmek
477 BAŞI GÖTÜRMEMEK : Ses ve kalabalıktan dolayı başı ağrımak
478 BAŞI TUTMAMAK : Başı ağrılı olmak
479 BAŞIN GABATDASINA GALDIR DA VUR : Sen bilirsin, senin için bir şey yapamam
480 BAŞINA BUYRUK : Kendi bildiğinden şaşmamak
481 BAŞINI BAĞLAMAK : Nişanlandırmak, evlendirmek
482 BAŞKALARI Bizden olmayan, yabancı el
483 BAŞLAK : Baştan çıkmış kişi
484 BAŞLIK : Evlenecek erkeğin kız tarafında verdiği para, mal
485 BAŞLIK : Hayvanın başına takılan ip
486 BAŞOĞUL : Arının verdiği ilk oğul
487 BAŞTAKIM : Üzeri küçük altınla ve inci ile süslü bayanları giydiği fes
488 BAŞUCUK : Baş ucu
489 BATAK HAVLASI : Don yağı, un ve pekmezle yapılan bir çeşit helva
490 BAVURDAK : Çocuk salıcağının altındaki bez
491 BAVURMAK : Bağırmak
492 BAYA : Tabii, doğal, normal
493 BAYA Bİ MAFİR : Uzun süre
494 BAYAM : Badem
495 BAYANMAK : Süslenmek
496 BAYAT BASTIRMA : Çok bilen çocuk
497 BAYATSIMAK : Bayatlamak
498 BAYBOLAN : Büyük su bidonu
499 BAYILDAN : Patlıcan yemeği
500 BAYIR : Yerleşim yeri olmayan, yerleşim yerine 
uzak olan hayvanların yiyecek bulabildiği yer
501 BAYNIMAK : Büyümek
502 BAYNIMIŞ : Gelişmiş büyümüş
503 BAYTAR : Veterine hekimi
504 BAZAR : Pazar, alışveriş yeri
505 BAZARTESİ : Pazartesi
506 BAZI BAZI : Arada sırada, bazen aralıklı
507 BAZIKERE : Arasıra
508 BAZLAMAÇ : Evlerde yapılan ekmek, bazlama
509 BAZLAMAÇ : Mayalanmış hamurun saç üzerinde pişirilmesiyle yapılan ekmek
510 BEBE  : Bebek
511 BEBEĞE İŞ AN ARKASINDAN KENDİN GİT : Yapamayacakları işleri kendini gönderme
512 BEBEK BÖLÜK : Çoluk çoçuk
513 BEBER : Biber
514 BECENE BECENE : Özene özene
515 BEDDELEK : Düşünmeden, saygısız
516 BEDİLDEMEK :: Rahat durmamak Sürekli kıpırdamak
517 BEDİLDENMEK : Söylenmek
518 BEHRÜZ : Perhiz
519 BEKAR : Aylıkla çalışan işçi
520 BEKİTMEK : Güçlendirmek
521 BEKMEZ TOPRA : Pekmez toprağı
522 BEL   : Toprağı işlemeye yarayan sivri uçlu kürek
523 BEL VERMEK : Bir işin esneyerek düzgünlüğünü kaybetmesi
524 BELAGAŞŞASI : Kavga etmek için bahane aramak
525 BELDİR BELDİR : Bakma çeşidi
526 BELEMEK : Çocuğu kundaklayıp beşiğe yatırmak
527 BELENMEK : Bulaşmak, bulaştırmak
528 BELERMEK : Mecali kesilmek
529 BELEŞ : Bedava
530 BELETMEK : Nişan, işaret koymak
531 BELKİM : Belki
532 BELLEME : Öğrenme, toparğı işleme
533 BELLİK : Yaldızlı, süslü kağıt
534 BEN DÜŞMEK : Meyvelerin olmaya başlaması
535 BENCİLEYİN : Benim gibi
536 BENGİLDEMEK : İrkilmek , şaşmak
537 BENGİLLENMEK : Sıçramak, korkmak
538 BENİLDEMEK : Ani uyanmak
539 BENİM AKLIM TEVTAR MI? : Hafızam kuvvetli değil
540 BENİM DEMEM : Benim demek istediğim
541 BENİZ : Yüz, sıfat
542 BENNENMEK : Sahiplenmek
543 BERDÜŞ : Çok içki içen
544 BERE : Yara
545 BERİBERİLEK : En azından, kolay olanından
546 BERKİTMEK : Burkulmak
547 BERTLEK : Aniden kızan, sinirlenen
548 BERTLETMEK : Alt göz kapaklarını parmak ucuyla tutup gözün kızıl kısmını göstermek
549 BESBELLİ : Senin dediğin gibi
550 BESİ : Et ihtiyacı için krsilen sığır
551 BESİ BESLEMEK : Hayvan beslemek
552 BESİLENMEK : Kilo almak
553 BESTİL : Kurumuş meyve ezmesi
554 BEŞ KURUŞUN GELDİĞİ-GİTTİĞİ YER BELLİ : Ne kadar geir gider var bell, fazla harcama yapılmıyor
555 BEŞ ŞİŞİ : Yünden çorap örmeye yarayan kısa demir şişler
556 BEŞ TAŞ : Taşı yukarı atıp düşmeden yerden öteki taşları alma oyunu
557 BEŞİBİRLİK : Eskiden çok kullanılan bir altın takı
558 BEŞİK KERTİĞİ : Kız ve erkek çocukları beşikte iken nişanlama, sözleme
559 BETER : Fena, kötü
560 BETİ BENZİ ATMAK : Çok korkmak
561 BETİNE GİTMEK : Ağrına gitmek, kırılmak
562 BEYBAZARI : Beypazarı
563 BEYGİR : At, binit iri yarı anlamında
564 BEYNAMAZ : Namaz kılmayan namazla alakası olmayan
565 BEYPAZARI : Beylerpazarı
566 BEZE  : Yara 
567 BEZEME : Bedenin bazı bölümlerinde oluşan kırmızı kabarcıklar
568 BEZERMEK : Bayılmak
569 BEZMEK : Bıkmak
570 BEZÜK : Soluk, cansız
571 Bİ DİYECEN Bİ DEPESİNE VURACAN : Tehdit ve kızgınlık sözü
572 Bİ DUR : Biraz bekle
573 Bİ GISIM : Bir avuç
574 Bİ GÖZÜNÜ YUMSAN  : kimseden fayda yok
Bİ GÖZÜNE FAYDASI YOK
575 Bİ HAMLA : Hemen kısa sürede
576 Bİ HAMLADA : Hemen
577 Bİ KEPÇE YİYİPTE YATMAK : Ağzının payını almak
578 Bİ KERİŞTE : Bu sefer, bu kezz
579 Bİ KISIM : Bir avuç
580 Bİ MAFİR : Bir zaman, nice bir müddet
581 Bİ SOKUM : Bir lokma
582 BİBEK : Bebek
583 BİBİ : Hala
584 BİCAMA : Pijama, gece kıyafeti
585 BİCİ AŞI : İlkbahar da asmaların yapraklarından pişirilen bir çeşit yemek
586 BİCİ BİCİ : Buzağı sağırmak
587 BİCİK : Sığır yavrusu
588 BİCİK : Birkerecik
589 BICILGAN : Cıvık yağ
590 BIÇAĞIN SIRTI VEYA TERSİ KESMEK : Sözü geçmek, onun dediğinin yapılması, emri dinlenen
591 BİÇİK : Yavru
592 BIÇKI : Bağ bahçe işlerinde kullanılan testereye benzer ağzı bulunan bıçak
593 BİÇKİ : Dikiş nakış yapma işi
594 BIÇKINMAK : Burkulmak
595 BİDA : Birdaha
596 BIDAK : Küçük odun
597 BİDAMLAM : Ufak,çok az
598 BIDANAZ : Yumurtlama devresine gelmiş piliç
599 BIDDIK : Sevimli ve küçük
600 BIDDIMAN : Azıcık
601 BİDENE : Bir tane
602 BİDENE ::: Tek , birtane
603 BİDENEM : Sevgi sözcüğüdür , bir tanem
604 BIDI BIDI  ETMEK : Çok ve gereksiz kouşmak
605 BIDI BIDI ETMEK : Çok ve gereksiz konuşmak
606 BIDIK : Etlenmiş küçük
607 BIDIKIM : Çok az, küçük
608 BIDIL BIDIL : Çıplak ayaklı çocuk
609 BIDIRDAMAK : Söylenip durmak
610 BIDIRDAŞMAK : Kavga etmek
611 BIDLAMAK : Söylenmek
612 BİDON : Sukapı
613 BIGIDIM : Küçük , küçücük
614 BİGIMIK : Küçücük
615 BIGIRIMCIK : Küçücük
616 BIGIRIMIK : Ufacık küçücük
617 BIGRIK : Az
618 BİKE : Karyola örtüsü
619 BİKERİŞ : Bu sefer
620 BİKİ : Bir iki, biraz
621 BIKITMAK : Bir şeyden usandırma, nefret ettitmek
622 BİLADER : Birader, erkek kardeş, arkadaş
623 BILAŞIK : Kirli
624 BİLDİK : Tanıdık
625 BILDIR : Geçen sene
626 BİLDİR BİR : Eğilen kişinin sırtından atlanarak oynana çocuk oyunu
627 BILDIRSENE : Geçen sene
628 BİLİ BİLİ : Tavuk çağırmak
629 BİLİYON : Biliyorsun
630 BİMAFİR : Bir süre
631 BINAMA : Aklını kaybetme, bunama
632 BINAR : Çeşme
633 BİNDALLI : Kadifeden sırma işlemeli tek parçalı elbise
634 BINGIL BINGIL : Dolu dolu
635 BINGILDAK : Çene altındaki et
636 BINGIRDAK : Kundaktaki bebeğin kafasındaki doku
637 BİNİT : At, eşek, katır
638 BİR ÇARPARSAM BİRDE YER ÇARPAR : Tehdit sözü
639 BİR YÜZÜ İPEK BİR YÜZÜ KÖPEK : Ne zaman nasıl davranacağı belli olmayan kişi
640 BİREBOLU-PİREBOLU : Arı pisliği
641 BIRTLAMAK : Argoda ossurmak
642 BİŞEY : Bir şey
643 BİŞİ : Pişir
644 BIT BIT : Çok konuşan
645 BİTECİRİP : Beklenmedik hareketler yapan , konuşan çocuk ya da kişi
646 BİTİM : Verimi bol
647 BITIRAK : Dikenli bir bitki
648 BITIRAK GİBİ : Çok sık meyve için
649 BİTİVESİN : Artık son bulsun bukadar yeter
650 BİTKİ-BİR-İKİ : Birkaç, biraz
651 BITLAMAK : Söylenmek
652 BİTLİ GANE : Pis temizliğe özen göstermeyen,pasaklı kimse
653 BİYAZ : Bu sefer
654 BİYEZ : Bukez
655 BİZ : Tığ
656 BİZ : Tahta ya da demirlerin ucuna sivri bir şey takılarak 
genellikle ayakkabı tamirinde kullanılan alet
657 BIZA : Buzağı
658 BIZA HALKASI : Buzağının boynuna yakılan yular
659 BIZA TİRİDİ : Eskilerin kıtlık zamanında baslamacı ıslayarak yatıkları yemek
660 BIZALAMAK : Lafı söyleyebilmek, buzağılamak
661 BİZEMSALİ : Bizim gibi
662 BOBA : Baba
663 BOBİN : İnce dikiş ipliği
664 BOBOBİ : Gofret
665 BOCCA : Küçükbaş hayvanlarda görülen bir çeşit hastalık
666 BOÇA : Tarlaya veya uzak bir yere giderken hazırlanan yemeklerin konulduğu yer
667 BODİK : Büyük plastik bidon
668 BODUÇ : Su bidonu
669 BODUR : Kısa
670 BODUŞ : Küçük toprak testi
671 BOĞARSAK : Çiftleşme zamanı gelmiş hayvan
672 BOĞAZ : İmik
673 BOĞMAÇ : Boğazını sıkmak, üzmek
674 BOHÇA : Çamaşır ve elbise konulan bez
675 BOHÇA OTU : Hayvanların hastalığını tedavi etmede kullanılan bir çesit ot
676 BOKLAĞAÇ : Harmanda ürünü kirletmemesi için öküz ya da
 ineğin altına konularak dışkısı alınan kap
677 BOKNAZ : Hayvanların ayağının arkasındaki tırnak
678 BOL PAZARI : Pazartesi
679 BOLA BOL : Çokca, doyasıya
680 BOLARTMAK : Genişletmek
681 BOLLALMAK : Sarkmak
682 BONDİ : Bidon , su kabı
683 BORAN : Şiddetli kar, fırtına, tipi
684 BORANA : Patlıcan yemeği
685 BORCUN İYİSİ VERMEK, : İmkan varken borcunu temizlemeye bakmalı
DERDİN İYİSİ ÖLMEK
686 BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI : Borç yiğit kişiyi çalışmaya teşvik eder
687 BOSTAN : Eve yakın sebze dikilen yer, kavun, karpuz
688 BOŞANMAK-BOŞAMAK : Ayrılmak, bağlı bir hayvanın bağını kopararak yerinden uzaklaşması
689 BOŞBOĞAZ : Şakacı boş kunuşan
690 BOVAZ : Boğaz
691 BOY ATMAK : Boyunun uzaması
692 BOYLU : Gebe, hamile
693 BOYNA : Sürekli,daima
694 BOYUNA : Devamlı tekrar edilmemesi istenen kelimeler
695 BOYUNDURUK : Hayvanların bonuna takılan ip ,zincir vb. malzeme
696 BOYUNLU ARMUT : Armut çeşidi
697 BOZBAB : Çoban kavurma
698 BÖCÜK : Küçük böcek
699 BÖDDÜRMEK : Haşlamak, haşlayarak pişirme
700 BÖDÜL BÖDÜL : Cahilane düşünmeden
701 BÖĞENÇE : Su tutmak için oluşturulan bent
702 BÖĞRÜM : Yanım
703 BÖĞÜN :Benzemek Bugün
704 BÖĞÜR : Yan
705 BÖĞÜRMEK : Bağırmak
706 BÖĞÜRTLEN : Yabani üzüm
707 BÖLE OLUMU EY : Böyle olurmu söyle
708 BÖLÜK BEBEK : Küçük çocuk,küçümseme anlamında kullanılır
709 BÖN BÖN : Aval aval
710 BÖN BÖN BAKMAK : Dalgın dalgın bakmak
711 BÖÖĞRÜNDE : Yanında
712 BÖREK   : Koyun , keçi, inek gibi hayvanların yenebilen böbrekleri
713 BÖREK GECESİ : Gelinin evlendiği günün hemen ardından kendi ailesi tarafından verilen davet
714 BÖRTDÜRMEK : Haşlamak, hafif pişirmek
715 BÖRTÜ BÖCEK : Küçük haşareler
716 BÖŞEMEK : Sıcak su ve nem altında yumuşamak
717 BÖTÜRMEK : Hoşlanmak
718 BÖÜZ : Bu defa, bu sefer
719 BÖYREK : Böbrek
720 BÖYÜK : Büyük
721 BÖYÜK MAL : Büyük baş hayvan  
722 BÖYÜN : Bugün
723 BU AĞIZ SENİN DEĞİL : Sana bu sözleri lafları kim öğrettiyse onu söyle
724 BUBA : Baba
725 BUBANNE : Babanne
726 BUGADA : Bu kadar
727 BUĞUZ : Üzüntü verme
728 BUHUR BUHUR TERLEMEK : boncuk boncuk terlemek
729 BUHUR HAMAMI : Düğünden bir hafta sonra oğlan evi düğüne hizmet edenlerin, 
yakın akrabanın götürüldüğü gün
730 BUKA : Kadın donlarının kemeri
731 BUKAĞI : Şalvarın içinde kıvrılan uçkurluk
732 BULAMA : Karıştırma, ağda
733 BULAMAÇ AŞI : Süt ve undan yapılan bir çorba
734 BULANIK : Sel tortusu, duru olmayan su
735 BULANIK ATMAK : Çamuru atmak
736 BULAŞMAK : Dahil olmak
737 BULGUR AŞI : Bulgur pilavı
738 BULGUR BÜSKÜRTMESİ : Bir nevi cilt hastalığını efsunlama 
739 BULGURAŞI : Bulgurdan yapılıp pilava benzeyen biraz suluca yapılmış yemek
740 BULGURLAMA : Ahşap evlerde döşeme ve tavanda tahtaların üzerinde 
parmak kalınlığında dökülen acı kireçli harç
741 BULHAYIR : Ayva ve elma marmelatı
742 BUN  : Sıkıntı
743 BUNALMAK :Sıkıntı çekmek
744 BUNALTMAK : Birisini üzmek
745 BUNAMAK : Aklını yitirmek, yaşlanmak
746 BUNAR : Çeşme, Pınar
747 BUNATMAK : Kızdırmak
748 BUNDAN KERİ :. Bundan böyle
749 BUNGUNLU :Pınar Sıkıntılı
750 BUNLU : Sıkıntılı
751 BURA   : Buraya
752 BURA GEL : Buraya
753 BURALIKTA : Buraya gel
754 BURÇAK : Siyah renkli hayvan yemi
755 BURE : Burada
756 BURGAN : Parlak
757 BURGU : Elektriksiz el matkabı
758 BURGUN : Keyfi olmayan
759 BURGUR : Nohut ve ekinin pişmiş hali
760 BURKUNMAK : İncinmek
761 BURNUNDAN FİTİL FİTİL GETİRMEK : Çok üzmek sıkıntı vermek eziyet etmek
762 BURNUNUN DİREĞİ KIRILMA : Çok kötü kokan koku
763 BURUK : Dargın kişi
764 BURUŞ : Armut kurusu gak
765 BUS BUS BUNALTMAK : Kızdırmak
766 BUSUK BUSUK BOĞMAK : Çok üzmek
767 BUUZ : Keder , tasa
768 BUVA : Baba
769 BUYA : Boya
770 BUYANNA : Bu tarafa
771 BUYNUZ : Boynuz
772 BÜCÜK : İneği çağırma şekli
773 BÜFE : Vitrin, küçük satış yeri
774 BÜK : Çeltik tarlasının ekilen sulu arazisi
775 BÜNEK : Ağızlık
776 BÜNGÜLDEMEK :. Suyun kaynağından çıkışı
777 BÜRGÜ : Yöresel baş örtüsü
778 BÜRGÜN : İki gün sonra
779 BÜRLENMEK : Örtünmek
780 BÜRTÜL BÜRTÜL : İçinde bulunduğu ortamla kaynaşmayan sert kitle
781 BÜRÜNMEK : Kararmak
782 BÜSKÜT : Bisküvi
783 BÜSSÜRÜ : Oldukça çok
784 BÜÜLENMEK : Tek gözü kalana dek örtünmek
785 BÜYÜK ŞEER : Büyük şehir
786 BÜZDEKLEMEK : Sıkıntılı bir halde dolaşıp beklemek
787 BÜZDÜRMEK : Bir kumaşın kenarının dikilerek, kenarının gerdirilmesi
788 CABBAR : Tuttuğu işi hakeden mert
789 CABILDAMAK : Suda oynayarak ses çıkarmak
790 CACIK : Ayran (köy dilinde)
791 CACUR : Fermuar
792 CADOLOZ : Yaramaz, haylaz
793 CAGIRDAMAK : Çene çalmak
794 CAĞ : Süzme torbası
795 CAMBAZ : Hayvan tüccarı
796 CAMEKAN : Cam, pencere
797 CAMIZ : Manda
798 CAN ERİĞİ : Yeşil ekşi erik
799 CAN GURTARAN : Can kurtaran
800 CAN KURTARAN : Ambulans
801 CANAK : Tabak
802 CANAVAR : Kurt  
803 CANCAĞIZIM : Dostum
804 CANDARMA : Jandarma
805 CAPIT : Bez
806 CAPUT : Bez
807 CAR CAR : Kaba gürültüyle bağırmak
808 CARA : Sigara
809 CARCUR : Fermuar
810 CARILTI : Gürültü
811 CASCAVLAK : Tüysüz hale gelmiş , tüyü yolunmuş , ortada kalmış 
812 CASCAVLAK : Sıcaktan aşırı derecede kızarmak
813 CAVA : Birçeşit pirinç
814 CAVLAK : Tüyü dökülmüş, haşlanmış
815 CAVLAMAK : Sıcaktan bunalmak
816 CAVLATMAK : Deriden tüy dökülmesi
817 CAVZITMAK : Vazgeçmek
818 CAYMAK : Vazgeçmek
819 CAZGIR : Kurnaz,açıkgöz
820 CAZI : Argo söz dinlemeyen
821 CAZUM : Kardeş
822 CEBRAİL DANASI : Üzeri giyinik olmayan kişilere söylenen söz
823 CEDELLEŞMEK : Kavga etmek
824 CEHENNEMİN FİNARİ : Cehennemin en alt tabakası, beddua maksatıyla söylenir
825 CELİMSİZ : Zayıf
826 CELLE : Celile
827 CEMBER : Büyük ve yanları işlemeli beyaz yazma
828 CEN CEN : Lüzumsuz karşılık verme
829 CENDERE : Sıkıştırma 
830 CENDERME : Jandarma
831 CENGİRDEMEK : Laf kalabalığı ederek, üste çıkmak
832 CEPKEN : Yelek
833 CER CER : Çok konuşan
834 CER ETMEK : Harmandan köy hocasına hak ayırmak
835 CEREME : Bir şeyin sonucu, cezası karşılığı
836 CEREZ : Kuru üzüm
837 CERYAN : Elektrik
838 CET : Ata
839 CEYRAN : Elektrik
840 CIBA : Tiftiği kırkılmış keçi
841 CIBIL : Çıplak  
842 CIBILDAK : Çıplak 
843 CIBILDAMAK : Kabın içindeki bir sıvının sallanması
844 CİBİLDEMEK : Suyla oynamak
845 CİBİNLİK : Cibindirik
846 CIBIR : Yarı çıplak, züğürt, fakir
847 CİCİ : astanın üzerine sürülen yumurta
848 CİCİGEY : Bir tür göçmen kuş
849 CİCİK : Soğanın üstündeki yeşil kısmı
850 CİCİKLERİ GOYVERME : Üşüme
851 CİCİLİ BİCİLİ : Süslü püslü
852 CİCİLİ, BÜCÜLÜ : Kırmızı benekli basma
853 CİCOZ : Gitmek
854 CIDAV : Uyanık
855 CIDAVUZ : Kurnaz
856 CIDIR : Çevik, atik
857 CIDIR CIDIR : Çok konuşkan, sevimli
858 CİGARA : Sigara
859 CIGIMAK : Kaçmak
860 CIĞSIMAK : Rutubetlenmek
861 CİHAZ : Çeyiz
862 CIK : Hayır, olumsuz, kabul etmemek
863 CIK CIK : Sürahi
864 CİK CİK : Civciv
865 CIKI : Bohça
866 CIKIM : Tarla başı
867 CIKKA : Kadınlar için biraz tatlıca aşağılama
868 CİKLET : Sakız
869 CILBIR : Yoğurt, yumurta, yağ ile yapılan yemek, yoğurtlu yumurta
870 CİLBİR : Yumurta ile yapılan bir yemek türü 
871 CILDIR : Canlı anlamlı bakan
872 CILGA : Patika yol
873 CİLLET : Jilet
874 CİLLOP : Çok hoşa giden, harika
875 CIMBILDAK : Oynak
876 CIMBILDAMAK : Kap içindeki bir sıvının sallantı sonucu taşması
877 CİMCİK : Bir çeşit hamur yemeği mantı,çimdik atmak
878 CİMCİKLEMEK : Bir elin iki parmağı ile birinin vücudunu sıktırmak sıkmak
879 CİN : Mukayese edatı. (ufak, küçük)Cin ufak:Daha küçük(En cin ufak:Çok küçük)
880 CİN PARMAK : El ve ayaktaki en küçük parmak
881 CİNCİK : Misket  
882 CİNCİK : Güzel, yeni
883 CİNCIVIT : Aşırı öfkelenmek
884 CİNCOMBALAK : Takla atmak
885 CİNDERMEK : Huyuna uymak
886 CİNDORUK : En üst nokta
887 CINGAN : Çingene
888 CINGANIN OĞLU : Cimri olanlara karşı kullanılan hitap
889 CINGI : Küçük ateş parçası
890 CINGIL : Bakraç
891 CİNGİL : Üzüm tanelerinin birkaçının dalıyla oluşturduğu grup
892 CİNGİLCİ : Cimri , para harcamayı  sevmeyen
893 CİNGİLMEK : Düşüp bayılmak
894 CINGIMAK : Kaçmak, dönek, oyun bozalık etmek
895 CİNGİR CİNGİR : Işıl ışıl
896 CINGIRDAK : Çocuk oyuncağı
897 CİNGO : Çinko
898 CİNİBİZ : Küçük sevimli
899 CINIMAK : Döneklik etmek
900 CİNİNİ DERMEK : Yatıştırmak, huyuna göre gitmek
901 CINNIK : Azıcık
902 CİP : Jeep
903 CIPLAK : Çıplak
904 CİPRE : Üzüm posası
905 CIR CIR BÖCEĞİ : Ağustos böceği
906 CIRBIL YOLU :Ağustos böceği İnce yol
907 CİRCİNE : Deri hastalığı
908 CIRCIR :Fermuar
909 CIRCIZ BÖCEĞİ : Geceleri öten bir çeşit böcek
910 CİRET : Yaradan akan irin, sıvı
911 CİRFE : Haram, pis
912 CİRİT : At oyunu
913 CIRLAK : İnce sesli
914 CIRLAMAK : Yüksek sesle konuşmak,bağırmak
915 CIRMAKLAMAK : Tırnakları ile yaralamak
916 CIRMIK : Tırnak izi
917 CIRT : İsal
918 CIRTLAK : Lüzumsuz yere bağıran
919 CIS CIS : Dokunma yapma, elleme
920 CIS DEDİĞİ DAVAR OLMAK : Her söylediğinin olması
921 CISCIBIR : Hiçbir şeyi olmayan
922 CİVCİ : Civciv
923 CİVEK : Küçük taneli yabani üzüm
924 CİVELEZ : Haraketli
925 CIVIK : Çok sulu
926 CIVIMAK : Sıvı duruma gelmek
927 CIVLAMAK : Ufalamak
928 CIYAKLAMAK : Bağırmak
929 CIZDAVAT : Kara lastik
930 CIZGI : Çizgi
931 CIZIK : Çizgi
932 CIZIR CIZIR : Yaşlılar için sağlıklı anlamında söylenir
933 CIZIR CIZIR İyice pişmiş
934 CIZLAMIK : Mes ayakkabısı
935 CİZLAVAT : Soğuk kuyu olarak bilinen ayakkabının astarlısı
936 COGUR COGUR İÇMEK : Küçük çocukların tadını çıkararak biberolda bir sıvıyı içmesi
937 COGUR COGUR ÖPMEK : Küçük çocukları severken sorarak sıkıca öpme okşama
938 COLUK : Hindi
939 COMBAZ : Hayvan alıp satan
940 CONMAK : Uçmak
941 COSBOL : Bolalmış
942 COŞ : Meyveden yapılan bir komposto , hoşaf
943 COYDURMAK : Ani karar vermek
944 COYMAK : Caymak
945 COZLATMAK :Vazgeçmek İğne vurmak, parasını veya malını almak
946 COZUR CUZUR : Ferahlaya ferahlaya içmek
947 CÖDÜRMEK-CAYDIRMAK : Karar değiştirmek
948 CÖNGÜL GÖNGÜL : Suya doymuş
949 CÖNGÜLTÜ : Davet , yemek verme
950 CÖVELTMEK : Dudakların büzülerek uzatılması
951 CÖVHER : Cevher
952 CÖVÜZ : Ceviz
953 CUĞARA : Sigara
954 CUMALIK : Ustaların kullandıkları peştamal
955 CURU : Sulu
956 CURU YAĞ : Sıvı yağ
957 CUVARA : Sigara
958 CUVAZIM : Yakın dostum
959 CÜMBÜL CEMAAT : Topluca, herkez
960 CÜME  : Cuma 
961 CÜMERTESİ : Cumartesi
962 CÜRÜTMEK : Pısmak
963 CÜYÜKLEMEK : Soguktan büzüşüp beklemek
964 ÇABUT : Bez (kumaş)
965 ÇAĞLA : Olgunlaşmamış meyve
966 ÇAKI : Küçük cepte taşınabilir bıçak
967 ÇAKIL : Çamursuz ve harçsız örülmüş taş duvar
968 ÇAKILDAK : Koyunların kuyruğundaki kalan pislik
969 ÇAKILGA : Ardıç, çalı
970 ÇAKILI : Tıka basa dolu
971 ÇAKIRGAYA : Su kenarlarında bol olan sert ve küçük taş
972 ÇAKIŞIR : Kadınların giydiği don
973 ÇAKMA : Bir şeyi düzeltme
974 ÇALACAK : Yoğurt mayalamak için saklanan bir miktar yoğurt
975 ÇALAK : Tırpanın açtığı yol
976 ÇALÇAPUT : Eski bez parçası
977 ÇALI : Dikenli ağaç
978 ÇALIM : Fiyaka
979 ÇALINMAK : Sürünmek, dolaşmak
980 ÇALKAMAK : Savurmak
981 ÇALLIK : Eski gelinlik
982 ÇAM BARDAĞI : Ağaçtan , özellikle çamdan yapılan su kabı
983 ÇAMIR : Çamur
984 ÇANAK : Çömlek
985 ÇANDI : Yüksekçe oturma yeri 
986 ÇANGIL ÇUNGUL : Düzenli olmayan yerler için kullanılır
987 ÇANTI : Çatı, evin üst kısmı, ahşap evlerde işlenmeden bırakılmış üst kat
988 ÇANTI ARASI : Tavanarası
989 ÇAPAÇOR : Dağınık , pasaklı , karışık iş yapan
990 ÇAPAÇUL : Pasaklı, önemsenmedenyapılan iş
991 ÇAPAK : Göz pınarında biriken suyun kurumuş şekli
992 ÇAPAR : Sarı kişi
993 ÇAPIT : Bez  
994 ÇAPIT BEZ : Patiskadan yapılan kadın örtüsü
995 ÇAPRAZ : Düğme
996 ÇAPUN : Japon
997 ÇAPUT ÇAPIT : İşe yaramaz bez parçası
998 ÇAR : Hasse ve patiskadan yapılan kadın örtüsü
999 ÇAR ÇEPEL : Çalı çırpı
1000 ÇAR ÇUR : Fene
1001 ÇARA : Balgam kıvamında sıvı akıntı
1002 ÇARA : Koyunlar kuzuladıktan sonra son atar ona çara denir
1003 ÇARÇABUK : Hızlıca
1004 ÇARDAK : Eski ahşap evdeki salon
1005 ÇARDAK PALASI : Bez
1006 ÇARDAKİ : Çatı
1007 ÇARIK : Sığır derisinden yapılmış ayakkabı
1008 ÇARİNNE  : Çatallı iğne
1009 ÇARLIK : Beyaz bez üzerine yapılmış işleme
1010 ÇARUK : Ayakkabı
1011 ÇAŞI : Çarşı
1012 ÇATAN : Tavan
1013 ÇATIRIM (AYAZ) : Dondurucu soğuk
1014 ÇAY : Akarsu
1015 ÇAY DÖKMEK : Yeni çay koymak
1016 ÇAYAN : Akrep giller
1017 ÇAYIR : Çimenli arazi
1018 ÇAYSIRA GİDİP, YOL SIRA GELEN : İhtiyaçları, siparişleri almadan unutup gelen kişi için söz
1019 ÇEBİÇ : Keçinin iki yıllık yavrusu
1020 ÇEBİŞ : Oğlanın büyüğü
1021 ÇEHRE : Yüz, sime
1022 ÇEKEL : Saban temizleyen alet
1023 ÇEKELEZ : Sincap
1024 ÇEKİ : Terazi
1025 ÇEKİÇ GAFALI : Sabit fikirli
1026 ÇEKİŞMEK : Münakaşa etmek
1027 ÇELÇEPEL : Çalı çırpı
1028 ÇELDİRMEK : Çekiştirmek
1029 ÇELEBA : Kocanın erke kardeşi
1030 ÇELEN : Ağırbaşlı, hızlı, hareketli, ayağı tetik
1031 ÇELİK : Bir karış büyüklüğünde fazla kalın olmayan ağaç parçası
1032 ÇEMBER : Yuvarlak demir veya kalın telden yapılmış çocuk oyuncağı
1033 ÇEMBER : Yazma
1034 ÇEMÇEM : Çok konuşan
1035 ÇEMKÜRMEK : Hiddetli ve durmadan bağırmak, söylemek
1036 ÇEMRENME : Acele etme
1037 ÇEN ÇEN : Çok konuşan
1038 ÇENCİRE : Tencere
1039 ÇENE ÇALMAK : Vakit geçirmek için veya konuşarak oyalanmak
1040 7 : Zararlı istenmeyen sözleri konuştuğu için beddua etmek
1041 ÇENİK : Yarımın çeyreği
1042 ÇENİS : Çeyiz
1043 ÇENİZ ASMAK : Çeyiz sergilemek (Gelinlik kızın evleneceğe kadar yaptığı eşya)
1044 ÇENTE : Çanta
1045 ÇENTİK : Bir yere yapılan işaret
1046 ÇEPEL : Ot artığı, ufak çöp parçası
1047 ÇEPEL EKİN : Buğdayın harman yerinde sona kalan toz toprakla karışık kısmı, tavuk yemi
1048 ÇEPELLİ : İçinde çöp parçaları olan
1049 ÇEPİÇ : Keçinin iki yıllık yavrusu
1050 ÇEPİN : Çapa
1051 ÇEPİŞ : İki yaşındaki keçi
1052 ÇERÇİCİ : Seyyar satıcı
1053 ÇETELE : Nohutu yaş iken pişirmek
1054 ÇEVRE : İşlemeli baş örtüsü
1055 ÇEVRESALTA : Kabarık dikişli , işlemeli üst elbisesi
1056 ÇEZMEK : Çözmek
1057 ÇIBIR : Çıplak, yarıçıplak, züğürt
1058 ÇİBİRE : Üzüm şırası
1059 ÇİÇEKLİK : Duvarda kireç veya tahtadan yapılan ufak sundurma
1060 ÇİÇİ : Keçi yavrusu
1061 ÇIDIR : Çevik
1062 ÇIDIRMAK : Çıldırmak
1063 ÇİFTEKIRA : Tüfek
1064 ÇİĞ : Pişmemiş
1065 ÇİĞ : Gece toprağa düşen yaş
1066 ÇİĞ YOĞURT : Sütün mayalanmasıyla oluşan yoğurt
1067 ÇİĞİNDİRİK : Bulamacın top top olması
1068 ÇIĞIR : Söyle
1069 ÇIĞIRMAK : Söylemek(yüksek sesle çağırmak)
1070 ÇIĞIT : Lohusanın yüzündeki leke
1071 ÇIĞLAMA : Evin tahta döşemesinin üzerine topark serme
1072 ÇIĞSAK : Nemli            
1073 ÇIĞSAMAK : Nemlenmek
1074 ÇIĞSIK : Nemli, rutubetli
1075 ÇIĞSIMAK : Terleyecek gibi olmak, rutubet alması
1076 ÇIĞSIMIŞ : Bayatlamış
1077 ÇIK ÇIK : Sülahi
1078 ÇIKARTMA : Balkon
1079 ÇİKERDEK : Çekirdek
1080 ÇIKI : Azık torbası
1081 ÇIKILAMAK : Düğümlemek, sarmak, bağlamak
1082 ÇIKIM : Biçilecek arpa ya da buğdayın bir uçtan öteki uca kadar olan kısmı
1083 ÇIKIM : Tarlada çalışan işçilerin yanyana durarak çalışmasıyla alınan mesafe
1084 ÇİKİN : Çirkin, nazar değmesin diye çocuğu severken söylenen ssöz
1085 ÇIKIŞTIRMAK :   Ser konuşmak azarlamak
1086 ÇIKMA : İşe yaramayan meyve veya sebze
1087 ÇILBIK : Koyu olmayan yoğurt
1088 ÇILBIK YOĞURT : Çiğ yoğurt, süte mayalama yapılarak hazırlanan yoğurt
1089 ÇILDIR : Kesimiş dal parçası
1090 ÇİLENTİ : Çok az yağan yağmur
1091 ÇİLİNTİ : Çok az yağan yağmur
1092 ÇILK ÇIKMAK : Bozulmuş yumurta
1093 ÇİLLENMEK : Küf tutmak
1094 ÇİLME : Çiğne, ağzında parçala
1095 ÇILSIMCIK : Rutubet alması
1096 ÇILTAK : Zan altında bırakmak
1097 ÇİLTE : Minder
1098 ÇİMDİRMEK : Yıkamak
1099 ÇİMGE : Bir tutam
1100 ÇIMIŞKI : Hediye
1101 ÇIMKI : İnce değmek
1102 ÇİMMEK : Yıkanmak
1103 ÇİNCERE : Tencere
1104 ÇİNDORUK : En üst nokta
1105 ÇINGA : Çinko tabak
1106 ÇINGI : Ateş parçası
1107 ÇİNGİL : Üzümden bir parça
1108 ÇİNKOV : Emaye kap
1109 ÇİNKOVA : Dam örtüsü
1110 ÇİPİL : Verimsiz veya kalitesiz toprak
1111 ÇIPKI : İnce söğüt sopası
1112 ÇIRA : Yanı
1113 ÇIRAKMAN : Yetiştirilecek kişi
1114 ÇİRİŞ : Gözde oluşan pislik
1115 ÇIRITMAN : Yetiştirmek, yetiştirecek kişi
1116 ÇİRK : Hayvan gübresi
1117 ÇIRPI : Dalın kesilmiş uçları
1118 ÇIRPMAK : Sallamak,çalkalamak
1119 ÇİRTEN : Yağmur suyunun aktığı yer
1120 ÇİRTEN : Ahır kenarına çekilen tel ya da duvar
1121 ÇİSENTİ : Hafif yağmur
1122 ÇİT : Çalı çırpıdan oluşan engel
1123 ÇIT ÇIT : Birbirine geçmeli bir düğme çeşidi
1124 ÇITAK : Depeli arkası köylerine söylenir
1125 ÇİTÇİ : Çiftçi
1126 ÇITÇIT : Karşılıklı birbirine geçen düğme
1127 ÇİTELE : Ov
1128 ÇİTİ : Sepet, leğen
1129 ÇİTİLEMEK : Çamaşırı elle ovmak
1130 ÇITIR PITIR : Patlayabilen , ses çıkaran fişek , maytap vb.nin tümü
1131 ÇITIR PITIR BAYRAMI : Üç ayların girişi
1132 ÇİTİRİK : Bir çeşit ağaç
1133 ÇITLAK : Eski kapılarda dilli anahtar
1134 ÇITLAT : Engel, zan
1135 ÇİTLEK : Kabuklu yemiş, düğme
1136 ÇİTLENBİK : Narin
1137 ÇİTMEK : Yamamak , dikmek
1138 ÇİTMES : Hayvan tepmesi
1139 ÇIYAN : Akrep
1140 ÇOBAN TANASI : Küçük taneli dolu
1141 ÇOĞAN :Kimyasal madde yapımında kullanılan kısa boylu köklü bir bitki
1142 ÇOĞAŞLAMAK : Kısa süreli uyumak
1143 ÇOKCA YEMEK : Aşırı fazla
1144 ÇOLAK  : Sol elini kulanan kimse
1145 ÇOMAK : Odun parçası
1146 ÇON : Kalça, sırt
1147 ÇORAÇ : Üzeri olmayan
1148 ÇORAK : Verimsiz yer veya toprak
1149 ÇORAŞ : Bir işi önemsemeden yapan kimse
1150 ÇOTUK : Çok kalınlaşmış kurumuş kökler
1151 ÇOTURA : Ağaçtan yapılan içine su konulan kap
1152 ÇOVALDI : Çoğaldı, arttı
1153 ÇOVAŞ : Sabah güneşi
1154 ÇOVAŞLAMAK : Güneşlenmek
1155 ÇOVATMAK : Çoğaltmak
1156 ÇÖDÜRÜM ÇÖŞ : Tahteravalli
1157 ÇÖĞDÜRMEK : Ağdırmak
1158 ÇÖĞMEK : Dolduruşa gekmek
1159 ÇÖKÜN : Otur
1160 ÇÖLMEK : Çömlek
1161 ÇÖMÇE : Ağaç kepçe
1162 ÇÖMELEN : Yer fasulyesi
1163 ÇÖNGÜL ÇÖNGÜL : Çok dolmuş
1164 ÇÖNMEK . Yarı oturmak
1165 ÇÖPÜRDÜK : Pürüz sıkıntılı
1166 ÇÖRÇÖP : Pislik, küçük odun parçaları
1167 ÇÖRTEN : Su oluğu
1168 ÇÖVDÜRMEK : Dengesiz durmak
1169 ÇÖVE ÇÖVE DURMAK : Yürümeye yeni başlyan çocuğun ayaktadurması için söylenen söz
1170 ÇÖVÜRMEK : Çevirmek
1171 ÇUKULATA : Çukolata
1172 ÇUL : Kilim türü kaba giysi
1173 ÇUL ÇABUT : Parçalamış bez kumaş
1174 ÇUVALDUZ : Büyük iğne
1175 ÇÜK : Erkek cinsel organı
1176 ÇÜKÜNDÜR : Pancar
1177 ÇÜKÜNDÜRÜK : Şeker pancarının kaynatılmış hali
1178 DABAN : Döşeme tahta
1179 DABAN : Çeltik ekilen alet
1180 DABANCA : Tabanca
1181 DABBASAN : Neliği belirsiz
1182 DADA GETMEK : Bir şeyi sürekli başına kakmak
1183 DADAN : Ağaçta yetişen, çitiriğe benzeyen tatlı yemişleri olan bitki
1184 DADANMAK : Alışmak
1185 DAGAR : Hektar
1186 DAGGA : Dakika
1187 DAĞBAZLAMAK : Durduğu yerde duramamak
1188 DAĞDAN : Isırgan otu
1189 DAĞLAMAK : Vurmak
1190 DAĞLAN : Isırgan otu
1191 DAĞLAYAN : Isırgan otu
1192 DAĞSALI : Dağlık köy topluluğu
1193 DAHA, DAHACIK DİHA : Gösterme, işaret etme, başka yokmu?
1194 DAHACIK : Yakını gösterme
1195 DAHRA : Takım
1196 DAHTEREVALLİ : Kaldıraç
1197 DAKI : Ziynet eşyası
1198 DAKILMAŞ, TAKIM AŞ : Kesici alet
1199 DAKIM : Yemeğin çorba, et yemeği, dolma, tatlı, pilav, hoşaf veya sıra ile ikramı
1200 DAKKA : Dakika
1201 DAKLAŞMAK : Sataşmak
1202 DAL : Ağaç
1203 DALABA GELMEK : Çiftleşme zamanı gelmek
1204 DALAK : Arı oğulunun sepette ilk yaptığı boş petek
1205 DALAMAK : Hafif etkileyecek şekilde yakmak
1206 DALANMAK : İncitma, incinmek
1207 DALAP : Hayvanların çifleşme zamanı
1208 DALAŞMAK : Kavga etmek
1209 DALBIZLAMA : Acele etmek, sıkıntı içinde uğraşmak
1210 DALDI : Kirlendi, battı
1211 DALDIRMAK : Suya dömmek
1212 DALGIN DALGIN : Dolu dolu
1213 DALIM AĞRIDI : Omuzun ağrıması
1214 DALINA BİNMEK : Omuzuna binmek
1215 DALLARI AĞRIMAK : Omuzları ağrımak
1216 DALMAK : Böcek sokması
1217 DAM : Ahır, düz çatı
1218 DAMA : Mayalı, mayasız hamurla yapılan bir tür çörek
1219 DAMAĞI : Nezle
1220 DAMARINA BAŞMA : Hoşlanmadığı davranışta bulunma
1221 DAMBAŞ : Toprak örtülü çatı
1222 DAMBAŞI : Balkon
1223 DANA : Erkek sığır
1224 DANGALAK : Saygısızca konuşan, patavatsız
1225 DANGIRDAMAK : Kafa ağrıtıcı konuşma
1226 DANIŞIKLI DÖĞÜŞ : Aynı fikirde olmak, önceden planlamak
1227 DAPCIK : Kabuk
1228 DAR : Pekmek ocağında, şıra konulan hazne
1229 DARABA : İnce tahtadan çakılmış üzerine sıva konulan bir bölme
1230 DARAK : Tarak
1231 DARANMAK : Taranmak
1232 DARCUK : Küçük bez torba
1233 DARGAMAK : Aralamak, ayırmak
1234 DARILMAK : Küsmek
1235 DARIZAMAK : İncelmek, nazelmek
1236 DARTI : Tartı
1237 DASTALLI : Pasaklı
1238 DAŞ : Taş
1239 DAŞIN KATISINI YE : Yemeği beyenmeyen kişi için söylenir
1240 DAŞINDI : Taşındı
1241 DAŞIRA : Tuvalet
1242 DAŞŞAK : Hayalar, yumurtalıklar
1243 DAŞTAHDA : Okulşlardaki tebeşirle yazılan siyah tahta önü
1244 DAŞURA : Tuvalet
1245 DATLI : Tatlı  
1246 DATLI KİREÇ : Bir cins alçı
1247 DAVAR : Küçük baş hayvan keçi, koyun gibi
1248 DAVAR EVİ : Koyunların koyulduğu yer 
1249 DAVINA GELESİCE : Ölmesi temenni edilen beddua
1250 DAVŞAN : Tavşan
1251 DAVŞAN : Tavşan
1252 DAVUL BİLEDENGİ DENGİNE : Kız istemede sosyal ve kültürel durumları eşit olması
1253 DAVULMA : Ayrılma
1254 DAVUNA GELESİCE : Sinirlendiği zaman karşı tarafa söylenen söz
1255 DAVUTMAK : Dağıtmak
1256 DAYAKLAMAK : Kapıyı içeriden emniyete almak,kilitleme
1257 DAYAMAK : Her hangi bir şeyi yere yaslamak
1258 DAYFALMAK : Bayılma, içinin bir hoş olması
1259 DAYYON : Diyorsun
1260 DAYZA : Teyze
1261 DAYZA UŞAĞI : Teyze çocuğu
1262 DAZA : Teyze
1263 DAZLAK : Tahta
1264 DAZLAK : Başı kel olan
1265 DE : Hadi,çabuk olmak
1266 DE BAKAM : Hadi söyle bakalım
1267 DE DAHA : Yakını gösterme
1268 DE HORDA : Şurada
1269 DEBELENMEK : Yerde yuvarlanmak
1270 DEBİL DÜBÜL : Sıkışık vaziyette
1271 DEBİLDEMEK : Ayakları ile tepinmek, yattığı yerde başkasını rahatsız etme
1272 DEBME : Sıkıştırma
1273 DEDELEK : Bostanlarda hayvanları korkutmak için yapılmış korkuluk
1274 DEDİDİ : Söylemişti, demişti
1275 DEDİĞİ DEDİK ÇALDIĞI DÜDÜK : İnadından, söylediğinden, sözünden asla vaz geçmeyen
1276 DEGAR : Tarla dönün
1277 DEĞDİRMEK : Temas ettirmek
1278 DEĞİŞ TOKUŞ : Alışverişte takas
1279 DEĞNEK : Küçük sopa
1280 DEH DEYE DEYE EŞEK NE KADAR GİDER : Zorlayarak, üsteleyerek bir iş yürümez, kendinden olmalı
1281 DEHOL : Defol
1282 DEKGELME : Uygunluk (Tpatıp uygunluk)
1283 DEKİ : Hayvanın kara et kısmı
1284 DEKLEŞTİRMEK : Toplamak
1285 DELBEDER : Fakir, düzensiz
1286 DELİ DÜŞÜNDÜĞÜNDE  : Yaptığı işin etrafındakilere zarar verebileceğini 
TAVUK EŞİNDİĞİNDE düşünmeyen dengesizce hareket eden kisi
1287 DELİ ESPİRE : İşine geldiği gibi konuşan kişi
1288 DELİ GEÇİ : Yaramz kız
1289 DELİ GÜLLÜ : Çok süslü
1290 DELİGANLI : Delikanlı
1291 DELİKLİ : Kalbur
1292 DELİL : İspat etme, rehber, yol gösterici, yardım eden
1293 DELİNMEYO : Delimiyor, delemedim
1294 DELLAL : Bir haberi duyurmak için bağıran kişi, Bld.anonsu, ilanı
1295 DELME : Delik açma
1296 DEMETLEMEK : Tasarruf etmek, kontrol etmek
1297 DEMİ : Değil mi?
1298 DEMİ , DİMİ : Öylemi , tamam mı
1299 DEMİN : Biraz önce
1300 DEMŞEK : Yaramaz çocuk
1301 DENDİMİ : Söylendimi
1302 DENE : Tane
1303 DENETLEMEK : Kontrol etmek
1304 DENK : Örüşmüş büyük sebet
1305 DENKLEME : Ayarlama
1306 DENSİZ : Düşük konuşarak düşük iş yapan münasebetsiz hareket eden
1307 DEPE : Tepe  
1308 DEPELİK : Başa takılan gümüş ziynet
1309 DEPEMDE : Başımda
1310 DEPENE VURURSAM DİLİNİ İSSIRDIRIM : Suz artık söyleyip, tekrar edip durma anlamında beddua
1311 DEPKİ : Belin tekme vurulan ağaç kısmı
1312 DEPME : Tekme
1313 DEPMİK : Tekme
1314 DEPREŞMEK : Aklına gelmek
1315 DEPTİ : Hayvan vurması
1316 DERE KAŞI : Uçurum kıyısı
1317 DERİN : Söylüyorum, anlatıyorum, diyorum, yüksekliği kıyaslandığı şeyle çok olan
1318 DERLEMEK : Düzeltmek
1319 DERMEK : Toplamak
1320 DERNEK : Düğün
1321 DERT BULAŞMAKTANSA BOK  : Beladan uzak durmak, çekinmek
BULAŞSIZ BİR KALIP SABUN İLE YIKAN+B3168IR
1322 DESTE : Vazo
1323 DESTİ : Topraktan pişirilerek yapılmış su kabı
1324 DESTUR : Dikkatle, temenniyle başlama sözü
1325 DEŞİLESİCE : Karnın açılması parçalanması bedduası
1326 DEŞİLMEYESİCE : Karnın açılmasını istemeyerek beddua etmek
1327 DEŞİRMEK : Toplamak
1328 DEŞMEK : Eşmek
1329 DEŞTİL DEŞTİL : Karnı büyük hamile kadın
1330 DEVE 1 AKÇE ALAMAM- : Parası yokken ucuzda olsa almayan, 
DEVE 10 AKÇE GETİR ALIRIM parası varken çok pahalıda olsa alabilen için
1331 DEVE TABANI : Bir nevi bitki
1332 DEVİRE GİTMEK : Ölen kişiye öldükten sonraki ilk üç gün dua için sabah namazına gidip duada bulunmak
1333 DEVRENCİK TOPRAĞI : Bulaşık yıkamada kuallanılan kirli toprak
1334 DEVRET : Bahçe kapısı
1335 DEVTER : Defter
1336 DEVTERİ DÜRÜLESİCE : Kızgınlık anı söylenen söz
1337 DEYHA : İşte
1338 DEYİN DEYİN UNUDURUN : Söyleyeyim diyorum unuduyorum
1339 DEYİRMEN : Değirmen
1340 DEYNEK : Sopa, baston
1341 DEYNEKÇİ : Bir işin organizesini sağlaması için anlaşma yapılan kişi
1342 DEYUS : Namuslu iş yapmayan
1343 DEYVEMEM : Söylemem, anlatmam
1344 DEYVER : Söyle
1345 DEYZA : Teyze
1346 Dİ YORA :. Bir yere tarif için işaret etme
1347 DİBABİ : İşini bilen bir işin erbabı
1348 DİBABI : Kurnaz 
1349 DİBBİDİ : Kısa bacaklı
1350 DİBEK : İçerisine buğday vb. konularak ezilen kap
1351 DİBEK  : Ortası çukur bulgur dövülen taş
1352 DİBEKLİK : Bulgur , tarhana gibi şeylerin yapıldığı , kurumaları için serildiği alan
1353 DİBELEK : Ekinin kavrulmuş halini dövmeye yarayan tahta alet
1354 DIBIL : Köpek yavrusu
1355 DIBIL DIBIL : Yavaş yavaş yürüyen
1356 DİBİŞ : Köpeği şağırma şekli
1357 DİDABAN : Tarla bekçisi
1358 DİDDİRİ : Dengesiz
1359 DİDE : Dede
1360 DİDEÇLEMEK : Parçalamak 
1361 DİDELEMEK : Yumuşak bir bütünü parçalama ayırmak
1362 DİDİRMEK : İnce bir delikten fışkırtmak
1363 DİDİRMEK-DİĞDİRMEK : Küçük abdest bozma, sıvının bulunduğu yerden yavaş akışı
1364 DİDİŞMEK : Kavga etmek
1365 DİĞDİRMEK : İşemek
1366 DİĞREN : Sap tutmaya yarayan demir araç
1367 DİHA : Orada
1368 DİK  : Atların gözlerinin bağlanarak koşulduğu içinde buğday ezilen yer
1369 DIKADIM : Kapattım
1370 DIKAMAK : Kapatmak
1371 DİKİ : Hayvanların baldırındaki et
1372 DIKILMAK : Göçüp ölmek
1373 DİKİLMEK : Ayağa kalkmak
1374 DİKİM : Lokma
1375 DIKIM : Yenilen yiyecekten arta kalan
1376 DIKMAK : Yemek yemek
1377 DİKME : Fidan
1378 DİLBURAN : Vakti geçmiş meyve
1379 DİLBURMA : Köylerde göze kaçan pislikleri dil ile alma yöntemi
1380 DİLDİRİM : Gzel , hoş
1381 DİLDİRME : Büyük ağacı dalı kullanılabilir şekilde kestirmek, tahta yaptırmak
1382 DİLLEMEK : Dedi kodu etmek
1383 DİLME : Kesme
1384 DİMIT : Hayvana sarılan odun yükü
1385 DİN : Çorap ve trikotajda ilmek 
1386 DIN DIN : Herşeyden nem kapmak ağlamak
1387 DİNAMA : Elektrik motoru
1388 DİNELEK : At sineğinde sığırın kuyruğunu kaldırıp koşması
1389 DİNELME : Karşı gelmek
1390 DİNELMEK : Dikilmek
1391 DINGIDI : Çalgı
1392 DİNGİL TOKMAK : Takla atmak
1393 DİNGİLDEK : Eğreti
1394 DİNGİLDEMEK : Ayakta zor durmak
1395 DINGILMAK : Birden yıkılmak
1396 DİNGİLMEK : Düşmek , ölmek
1397 DINGIRDAMAK : Alay etmek, önem vermemek
1398 DINGIRDAMAK : Boş yere gürültü yapmak
1399 DINGIRT : Gereksiz ses çıkartan kişi
1400 DINGIRTI : Kulağa hoş  gelmeyen gürültü
1401 DINNAK : Tırnak  
1402 DİP BİNADAN : İptidadan, başlangıçtan
1403 DİP KIYI : Her yer
1404 DIRACA : Büyük bir kimseye karşı beklenmedik cevap verme karşı çıkma
1405 DİRAN : Dirgen
1406 DİRECEN : Destek verilen ağaç
1407 DİREŞMEK : Karşı koymak
1408 DİRGEN : Tarım aracı
1409 DİRİ YAĞ : Susam 
1410 DİRLİK : Geçim düzen
1411 DİRLİKSİZ : Geçimsiz, huysuz
1412 DIRMIK : Tırmık
1413 DIRNAK : Tırnak
1414 DIRNAKSIZ-TIRNAKSIZ : Düşünsesiz hareket eden sonunda başkasına zararı dokunan
1415 DIRTLATMAK : Ossurmak
1416 DİŞ GÖLLESİ : Çocuğun ilk çıkan dişi için yapılan gölleli merasim
1417 DİŞEMEK : Kızmak, aletin ağzını eğelemek
1418 DİŞİ GÜZEL : Sansar veya gelincik hayvanı
1419 DİTMEK : Yumuşak bir bütünü parçalama ayırmak
1420 DİTMEK : Paramparça ayırmak
1421 DİTTİRİ : Yere konulan iki taşın üstündeki çomağı çelme ile oynanan bir oyun
1422 DIYDIR DIYDIR : Kısa olan
1423 DİYHA :: İşte
1424 DİYORA : Orası , şurası
1425 DİZEME : Tahtadan yapılan çit
1426 DIZIR DIZIR : Sapasağlam
1427 DODTİRİ : Kısa kuyruklu şalvar
1428 DODUK : Aşağılama
1429 DOKTUR-TOKTUR : Doktor, hekim
1430 DOKUMAK : İşlemek, ceviz hasadı.azarlamak kızmak
1431 DOKUZ KAYA : Top ve dokuz adet üst üste konabilen küçük taşla oynanan oyun
1432 DOLAK : Atkı
1433 DOLAMA : Parmak uçlarında çıkan iltihaplı yara
1434 DOLAMAN : Bir nevi mantar
1435 DOLAMAN : Kırlarda yetişen bir mantar türü
1436 DOLAŞIK : Karışık, karışmış olan
1437 DOLBAZLAMAK : Durduğu yerde duramamak
1438 DOLMA : Yaprak sarması
1439 DOLMA BEBERİ : Dolma biberi
1440 DOLMA İÇİ : Yaprak içi
1441 DOLUKMA : Kolda ya da bacakta oluşan laktik asit birikmesi
1442 DOMATİS : Domates
1443 DOMBAY : Domates Manda
1444 DOMBOK : Cahil,hiçbir şeyi bilmeyen
1445 DOMDOM BÖCEĞİ : Siyah böcek
1446 DON : Yöreye mahsuz kıyafet
1447 DON ELİN,GÖYNEK ELİN-BİZİM KÖYE DÜĞÜNE GELİN : Herşey emanet iş yapıyoruz
1448 DON KESMEK : Bitkilerin soğuktan bozulması
1449 DONBARA : Fazlasıyla şiş
1450 DONLUK : Don dikmek için ayrılan çeşitli kumaş
1451 DONUK : Bulanık,parlak olmayan
1452 DONUZ : Domuz
1453 DONYAĞ : Hayvanın iç yağı
1454 DORAMAK : Parçalamak, kesmek
1455 DOROTU : Dereotu
1456 DORU : Falan 
1457 DORU : TRUE
1458 DORUK : Tepe
1459 DOZER : Kepçe
1460 DÖBÜL BÖBÜL : Paytak paytak(yeni yürümeye başlayan çocuklar için söylenir)
1461 DÖKEGOMİYESİCE : Bir tür kızma
1462 DÖKÜLE KALSIN : Kala kalsın boşa gitsin anlamında beddua
1463 DÖL : Yavru
1464 DÖL ATMAK : Rahat 
1465 DÖL BAŞLADI : Kuzulama başladı
1466 DÖL DÖKMEK : Randıman vermek
1467 DÖL TUTMAK : Koyunların kuzulamaya başladığı zaman
1468 DÖLEK : Rahat
1469 DÖLEK : Kabarıntı teşkil etmek
1470 DÖMBEK : Gergin deriye kasnak geçirilerek yapılan çalgı
1471 DÖMELMEK : Kabartı teşhir etmek
1472 DÖNBEK : Tef
1473 DÖNBELEK : Darbuka
1474 DÖNBELEKÇİ : Dalkavuk
1475 DÖNÜM : Tarlada hektar
1476 DÖŞEĞİ KABA BULMAK : Gittiği yerde rahat eden, yapılan ikram ve hürmetten memnun kalan kişi
1477 DÖŞŞEK : Yatak
1478 DÖŞÜMEK : Elma, armut vb. meyvaları toplamak
1479 DÖVECEK : Sarımsak döveceği
1480 DÖVEÇ : İçindeki sarımsak ezilen kap
1481 DÖVEK : Dövelim
1482 DÖVELEÇ : Katı maddeleri ezmeye yarayan alet(Havan)
1483 DÖVME : Pekmezin katılaşmış hali, ağda
1484 DÖVÜŞMEK : Kavga etmek
1485 DUBAKAM : Biraz bekle acele etme
1486 DUDAK BOYASI : Ruj
1487 DUKUZ ÇARŞAMBA BİRARADA : Bütün işlerin aynı ana sıkışması, denk gelmesi
1488 DULDA : Güneş görmeyen
1489 DULUK : Şakak, avurt, kulak arkası
1490 DUMA : Öksürük
1491 DUMA TUTTU : Nöbet halindeki öksürük 
1492 DUNUK : Mat
1493 DURGUTMAK : Durdurmak
1494 DUT ÇARŞAFI : Dut ağaçlarından dut çırparken kullanılan büyükçe çarşaf
1495 DUT ÇIRPMAK : Dut ağacının meyvelerini yemek için büyük bir örtüye silkmek
1496 DUTAMAK : Sığınılacak yer
1497 DUTMAK : Tutmak
1498 DUTUVERİN Nİ? : Tutuverir misin?
1499 DUVAK : Gelin örtüsü
1500 DUZ : Tuz
1501 DUZ GABA : Tuz konulan kap
1502 DUZ KİL PARASI OLMAK : Para olarak borcunu ödeyerek kişinin borcunu az az ödediğini anlatmak
1503 DÜĞE : Dişi inek yavrulamamış
1504 DÜĞEN : Harman aracı
1505 DÜĞÜN AŞI : Yoğurtlu çorba
1506 DÜĞÜN EBESİ : Düğüne çağıran düğün davetiyesi dağıtan kişi
1507 DÜKKAN : İş yeri büro
1508 DÜNDERME : Çatı çatı arası
1509 DÜNEMEK : Kuş cinsinin uyumak için konduğu yer
1510 DÜNÜR : Evlenen gençlerin anne ve babaları
1511 DÜRMEK : Katlamak ,oradan kaldırmak,tostoparlak yapmak.
1512 DÜRÜ : Hediyelik giysi
1513 DÜRÜLMEK : Tostopar katlanmak
1514 DÜRZÜ : Utanmaz, sevilmeyen iş yapan
1515 DÜŞEYAZMAK : Düşmek üzere olma
1516 DÜVE  : Dişi inek
1517 DÜVEN : Harman aracı
1518 DÜZ : Yaz
1519 DÜZÜLMEK : Süslenmek, üst baş almak
1520 E BAKAM : Demek öyle, tamam öyle olsun
1521 EBANİM : Doğum ebesi
1522 EBE : Büyük anne, çocuk oyunlarında sorumlu kimse
1523 EBELEMEK : Çocuk oyununda dokunmak, görmek, yakalamak
1524 EBEM EKMEĞİ : Madımak
1525 EBEM SUDAN : Çocukların toprakla oynadığı oyun türü
1526 EBEN BOHÇASI : Papatya
1527 EBESİNİ GÖRMEK : Kötü bir sonuca varmak , ölmek
1528 EBESÜT : Un ve sütten yapılan özel ekmek
1529 EBİCCİ : Eli sıkı, azar azar veren
1530 EBİL KABIL : Rasgele
1531 EBRİMEK : Eskimek
1532 EBUSUT : Ebusut efendi (Hiçbir kötü hareketi yok)
1533 EBÜR CÜBÜR : İncir çekirdeğini doldurmaz
1534 ECCİCİK : Azcık
1535 ECCÜCÜK : Azıcık, bir parçacık, çok az
1536 ECCÜK : Az biraz
1537 ECCÜK SÖBE EMME NÖRMEL : Yükü biraz uzunca ama normal
1538 ECİR : Tuhaf, acayip, sabır
1539 ECÜK : Küçük
1540 ECÜK CÜCÜK : Bozuk çürük
1541 EDEN : Ben
1542 EDEVAT : Tamir için kullanılan takım, takımlar
1543 EDİK : Çocuğun ayakkabısı
1544 EDİK  : Delikli naylon çocuk ayakkabısı
1545 EDİRAF : Etraf, çevre
1546 EDÜK : El örgüsü yarım çorap
1547 EFE : Kabadayı, kaba kuvvetle geçinen kimse
1548 EFİL EFİL : Serin esmek
1549 EĞİŞMEK : Yatkın
1550 EĞLEMEK : Durmak
1551 EĞLEŞMEK : Oyalanmak
1552 EĞMENE, MEŞMENE : Gönülsüz ve çok ağır tarzda
1553 EĞRELİ ÇEHRELİ : Asık suratlı
1554 EĞREN : Sudaki anafor
1555 EĞRETİ : Benimsenmeyen, geçici
1556 EĞSERİ : Küçük çivi
1557 EĞŞEK : Eşek
1558 EĞŞİ : Ekşi
1559 EHTİ : Sonradan görme
1560 EHTİYAR : İhtiyar, yaşlı
1561 EKE : Kabadayı
1562 EKİN : Buğday
1563 EKİN KELLESİ : Başak
1564 EKİŞ : Buğdayı ezmede kullanılan , altına keskin   taşlar çakılan araç
1565 EKİŞ YAPMA : Ekin ekme
1566 EKLEME SAPLAMA : Yarım yamalak
1567 EKLEŞMEK : Musallat olmak,takılmak
1568 EKMEK BALIĞI : Bayat ekmek dilimlerinin hamura bulandırılarak kızgın yağda pişirilmesi
1569 EKMEK EVİ : Aşhane, kiler
1570 EKSİ : Aksi
1571 EKSİK ETEK : Kadın
1572 EL : Yabancı
1573 EL ADAMA TÜRKÜ YAKAR : El adama ne der?Arkasından konuşur
1574 EL EŞ : Dost arkadaş
1575 EL FENERİ : Işıldak
1576 EL LAMBASI : Fener
1577 EL ÖPMELİK : Armağan vermek
1578 EL PALASI : Bir şey yedikten sonra elleri silmek için ıslak ve kuru bez
1579 EL VERMEK : Bir işde ehil olan kimsenin sanatını, marifetini başkalarına öğretmek
1580 ELBEZİ : Sürgüç
1581 ELBİS TAVUĞU GİBİ : Yabani
1582 ELDEN : Başkasından, yabancıdan
1583 ELEK : Eleme aleti
1584 ELEMSEMA : Gökkuşağı
1585 ELETMEK : Götürmek
1586 ELEZGİ : Kilit
1587 ELİ BELİNDE : Balkonların altına konulan destek
1588 ELİ İLE GETİRDİĞİNİ KARNI İLE GÖTÜRMEK : Kendi getirdiğini kendi yemek
1589 ELİ OSMAN : Ali osman
1590 ELİF ELİF : Serin esmek
1591 ELİMDEN ATAYAZDIM : Elimden az daha düşürüyordum, tutamadım
1592 ELİN GICIR GICIR EDERSE CEBİN ŞIKIR ŞIKIR EDER : Çalışırsan para kazanırsın 
1593 ELLEDEN : Başkalarından
1594 ELLEK : Kalleş kaypak
1595 ELLEME : Dokuma, yaklaşma, oynama
1596 ELLERİM DONDU DA BUYDU : Soğuktan çok üşümek
1597 ELLEŞMEK : Birlikte tutmak
1598 ELLİK : Eldiven
1599 ELLİKLEME : Yolunmuş bir tutam yaprak, ot
1600 ELLİKLEME : Yolunmuş halde bulunan nohut ya da mercimek
1601 ELMA : Alma
1602 ELTİ : Erkek kardeşlerin hanımları
1603 EMECEN : Küçük kertenkele
1604 EMENDİRMEK : Yormak
1605 EMENKESE : Bir cins erik
1606 EMENMEK : Varmak
1607 EMESKENE : Bir cins erik
1608 EMİ? : Tembihleme manasında
1609 EMİŞTİRMEK : Koyun, keçi ve sığır yavrularının annelerinin yanına bırakıp, emxirmek
1610 EMİZE GİDİYOZ : Evimize gidiyoruz
1611 EMME : Ama
1612 EMMİ : Amca
1613 EMMİ UŞAĞI : Amca oğlu
1614 EMMOOĞLU : Amca oğlu
1615 EMNANİM : Emine kadın
1616 EMNE : Emine
1617 EMSAL : Yaşıt eş denk
1618 EMSİZ : Önemsiz
1619 EMZADE : Amca çocuğu
1620 EMZİK : Herhangi bir sıvıyı dökmek için yapılan uç
1621 EMZİK : Süt kardeş
1622 EN : Hayvanların kulak delinerek veya kesilerek işaretleme
1623 EN CİN : En ufak
1624 ENBELA : Kolay kolay
1625 ENDİRİN : İndirin
1626 ENELTER : Anahtar
1627 ENEZE : Ağır hareket eden, mızıldıtı
1628 ENGEBE : Engel, mani, küçük tepe veya tümsek
1629 ENGEME : Set
1630 ENGİN : Alçak
1631 ENİK : Köpek yavrusu
1632 ENİNE ALMAK : Üstüne görev saymak
1633 ENLEMEK : Küçükbaş hayvanlara yapılan işaret
1634 ENMEK : İnmek
1635 ENNİNE ALMAK : Yanına almak yanına kesmek üstüne görev almak
1636 ENSERİ : Büyük çivi
1637 ENSİN : İnsin
1638 ENSÜKLÜ : Çocuk
1639 ENSÜN : Elbette
1640 ENTARİ : Elbise
1641 ENTERE : Gömlek
1642 ENTERESE : Alaka
1643 ENTERESE ETMEK  : İlgilendirmek
1644 ENTERİ : Entari
1645 ENÜK : Köpek yavrusu
1646 EPEK : Ekmek
1647 EPİŞEK : Yapışkan sırnaşık
1648 EPSEM : Bir çesit küçük sinek, kaynamış şeker pancarı
1649 ERDEN : Sabah erkenden, vakitlice
1650 EREZİ : Kapı kiliti
1651 EREZLE : Eski kapılara takılan zincirden kilit
1652 EREZLEMEK : Kilitlemek
1653 ERGENİ : Yetişkin olan insan
1654 ERİNMEK : Üşenmek
1655 ERİŞMEK : Uzanmak
1656 ERİŞTE : Evde yapılmış, şehriye yerie hamur kurusu
1657 ERKEÇ : Besili erkek keçi
1658 ERKEN : Sabah  
1659 ERMEK : Maksada ulaşmak, kavuşmak
1660 ERNİMEK : Eskimeye yüz tutmak
1661 ERÜK : Erik
1662 ESAME : Belirti, alamet, iz
1663 ESAN : Dingil
1664 ESBAB : Yıkanacak çamaşırlar, sebep
1665 ESE GALMAK : Musallat olmak müptela olmak
1666 ESELEMEK : Herşeyi düzgün yapmamak
1667 ESERİ  : Büyük çivi
1668 ESGİN : Hafif rüzgar
1669 ESİ : Yarısı yanmış odun
1670 ESİRAN : Tavada yapılan yemekleri çevrimeye yarıyan hamur kazma aleti
1671 ESİRGEMEK : Sakınmak
1672 ESİRİK : Ne yaptığını bilmez
1673 ESİRMEK : Şımarmak
1674 ESKER : Asker
1675 ESKİ KULAĞI KESİKLERDEN : Yaşanmış tecrübesi ve bilgisi olan kişi
1676 ESKÜ : Eski evlerde odalardan biri
1677 ESMEK : İstemek
1678 ESMEK : Üzerine gelmek , biriyle sürekli uğraşmak
1679 ESSAH : TRUE
1680 ESSAHTAN : Sahiden
1681 ESSALATİ : Durup dururken , aniden
1682 ESSAN : İhsan
1683 ESTİL ÜSTÜL : Rsat gele , dikkat etmeden
1684 ESTÜR-ÜSTÜR : Rasgele
1685 ESÜK : Eksik
1686 ESÜKLÜ : Kadın
1687 EŞ ETMEK : Uzatmak
1688 EŞEK ARISI : Yaban arısı , bal arısının büyüğü
1689 EŞELEK : Meyve artığı
1690 EŞET : Çok ağır
1691 EŞGİÇ : Ateş karıştırıcı demir
1692 EŞİ : Ekşi
1693 EŞİ Şİ EYŞİ : Bir şeyi benzeri, aynısı, hayat arkadaşı, ekşi olan
1694 EŞİGIZA : Gelinin kız kardeşi
1695 EŞİK : Kapı giriş alt kısmı
1696 EŞİK : Kapı altı tahta
1697 EŞİNMEK : Ayaklarıyla toz çıkararak toprağı karışmak
1698 EŞME : Pınar, bir yeri kazmak
1699 EŞOĞLAN : Damadın erkek kardeşi
1700 EŞŞEK : Eşek, yüksek yere çakmak için çakılan 3 veya 4 bacaklı tahta düzen
1701 EŞUGARİYE : Aşikar, açıktan
1702 ETFAYİ : İtfaiye
1703 ETİL EÇİL : Serin esmek
1704 ETLAŞA SÜTLAŞA KARIŞMAK : Herşeye burnunu sokmak
1705 ETLİK : Besilik
1706 ETME AGA : Yapma diyorum ağabey
1707 ETTEN EVELİ ÇÖLMEĞE DÜŞMEK : Herşeye karışmak
1708 EVCEK : Ailece
1709 EVECEN : Aceleci
1710 EVECÜK : Acele eden telaşeli
1711 EVELAHİR İlk önce yaşanan olay
1712 EVELİ : Eskiden
1713 EVERMEK : Evlendirmek ,evlenmek
1714 EVET : Aceleci, sabırsız
1715 EVGAT : Avukat
1716 EVİ ÇEVİRMEK : Evi geçindirmek,aileye bakmak
1717 EVİ ONARMA : Evi düzeltme
1718 EVİNİZDE DOLAP DURUMU YİİN : Misafire ikram ederken daha fazla yemelerini istirham ederken, latife
1719 EVLET : Bostanlarda sulu ziraatte tonçla çevrili ufak ekim sahası
1720 EVMEK : Acele etmek
1721 EVSÜK : Eksik, noksan
1722 EVSÜKLÜ : Eş, kadı
1723 EVZAHRA : Kandil gecelerinde kıymetli halı , eşarp ve peştamalların sergilenmesi
1724 EY : Efendim buyur
1725 EYE : Bile
1726 EYECEN : Bazı otların başağı
1727 EYELEMEK : Bilelemek
1728 EYİ : İyi
1729 EYİRMEK : İplik haline getirmek
1730 EYLEMEK : Biraz beklemek, bir müddet beklemek
1731 EYLEŞMEK : İkamet etmek, kalmak, oturmak, oyalanmak
1732 EYLEYİVER : Dur 
1733 EYMENE MEŞMENE : Gönülsüz çok ağır tarzda 
1734 EYREN : Büyük çaylarda, sığ yerlerde su anaforu
1735 EYRETİ : Sağlam olmayan
1736 EYSEREN : Ekmek edilirken pazı çıkaran demir
1737 EYSERİ : Çivi
1738 EYSİ : Yarı yanmış odun parçası
1739 EYŞİ : Ekşi
1740 EYÜ : İyi
1741 EZA : Kibrit
1742 EZELİ : Eskiden
1743 EZĞİ : Nazlı,eza,cefa etme
1744 EZİYET EDİPDE NOCAK : Neden eziyet ediyorsun, ne için sıkıntı veriyorsun
1745 EZZAHRA : Büyük yılan
1746 FADİME : Fatma
1747 FAKIR : Fakir olan kimse
1748 FALAKA : Atı arabaya bağlayan uzun tahta dilek
1749 FALFURİ : Sağı solu  belli olmayan,dönek adam
1750 FALLE DON : Pijama
1751 FANİLE : Kazak
1752 FARFARA : Lüzumsuz gürültü
1753 FARİMEK : Gücü azalmak
1754 FASİLLE : Fasülye
1755 FASLA : Parça,kabarıntı
1756 FAŞA : Fahişe
1757 FATIMA : Fatma
1758 FELAN YER : Belli olmayan yer
1759 FELFECİR : Çok aydınlık
1760 FELFURİ : Sağı solu belli olmayan
1761 FELLE VERMEK : Aşikar olmak
1762 FENER : Işık
1763 FENGARE : Yünü ip haline getiren alet
1764 FER : Gözün beyaz kısmı
1765 FERA : Tapu
1766 FERFENE : Ortaklaşma
1767 FERMANE : Salta
1768 FERMANİYE : Hırka, fanila kazak
1769 FERZİ : Fevzi
1770 FES : Kırmızı renkli, püsküllü, silindir biçiminde bir başlık
1771 FESLİĞEN : Güzel kokulu bir çiçek
1772 FESTİKA :Kuru üzüm
1773 FETDAN : Yalancı, dolandırıcı
1774 FEYİL : Doymazlık, açgözlülük
1775 FEYİLSİZ : Doymak,kanmak,bilmez,açgözlü
1776 FEYRETMEK : İhtiras
1777 FIDIRMAK-FIYDIRMAK : Hırsla atma, kuvvetli atma, fırlatma
1778 FİĞ : Yem
1779 FIKIR FIKIR : Kaynama şekli, hareketli olma hali
1780 FIKIRDAK : Yaramazlık yönünden yerinde duramayan
1781 FIKLATMAK : Çimdik atmak
1782 FİLCAN : Fincan
1783 FILDIR FILDIR : Yerinde duramayan
1784 FILDIRFIŞ : Yerinde duramayan oynak
1785 FİLKE : Musluk
1786 FİLTEKE : Demir telden yapılmış u biçiminde el işi aleti
1787 FİNGİR FİNGİR : Oynak
1788 FINGIRDAMAK : Dönerek ses çıkartmak
1789 FİNGİRDEK : Kötü kadın
1790 FIRAŞ : Küçük kürek
1791 FİREK : Kilit
1792 FIRIN AŞI : Kurtulmuş kemik ile göcenin kara fırın pişirilmesi
1793 FIRIN SÜNGÜSÜ : Fırın içindeki külleri temizlemeye yarayan ucu palalı sopa
1794 FIRINAŞI : Besi kemikleri kurutulur, bu kemikler göceyle beraber bir tencereye veya bir 
çömleğe konup akşam mahalle fırınına konur. Sabaha kadar fırında bişen 
bu aş olur ve sabah kahvaltı yerine yenir.
1795 FIRLAMAK : Bulunduğu yerden birden çıkmak
1796 FIRLATMA : Atma
1797 FIRTMAK : Gücenivermek
1798 FIRTMAK : Arayı açmak
1799 FİSKE : Sulama tabancası
1800 FISLAK : Bir çeşit hamur tatlısı
1801 FİSTAN : Etek
1802 FİŞARE : Oynatma, kötü kadın
1803 FİŞEK : Eski yayıklarda ayran dövülen tahta
1804 FİŞFİTLEMEK : Aleyhinde fitnelemek
1805 FIŞIR FIŞIR : Aşırı derecede yaş
1806 FIŞIRDAMAK : Ekşimek
1807 FIŞKI : Hayvan pisliği
1808 FIŞKIN : Ağaçta oluşan taze sürgün
1809 FIŞKIRIK : Fışkıran su
1810 FIŞLATMAK : Suyun veya bir sıvının aniden bir yere sıçraması, filan adamın lakabı
1811 FİŞNE : Vişne
1812 FİŞON : Kar fırtınası
1813 FIYDIRMAK : Fırlatmak
1814 FİYETLI : Pahalı
1815 FIYMAK : Hızlı
1816 FOKUR FOKUR : Suyun kaynama şekli
1817 FOL : İçi alçıyla doldurulmuş sahde yumurta
1818 FOLDUR FOLDUR : Bol
1819 FOLLUK : Tavuğun yumurtladığı sandık
1820 FONGRAF : Gramafon
1821 FORK : Laçka olmuş
1822 FOSLADI : Söndü
1823 FOSUR FOSUR : Yumuşak kaba ve içine çekme
1824 FOŞLAMAK : Gür akan su sesi
1825 FOŞUR FOŞUR : Çok akan
1826 GAAY : Kadına hitap şekli
1827 GAB GACAK : Mutfakeşyası
1828 GABA : Yumuşak
1829 GABA : Hafif tombul kişi
1830 GABA GÜRÜLTÜ : Boş gürültü , iş yapamayacak kapasitede olan
1831 GABA ŞEKER : Beyaz büyük şeker
1832 GABA ŞEKER : Akide şekerinin büyük ve beyazı
1833 GABAK SAPI : Tulumba tatlısı
1834 GABA-KABA KÜLLÜK : Zengin yer, zengin kimse
1835 GABARMAK : Azemet taslama ,büyüklenme
1836 GABCIK : Mervi kovanı
1837 GABICAK : Kaplı
1838 GABIK : Kabuk
1839 GABMAK : Isırmak
1840 GACI : Kardeş
1841 GACIM : Kardeşim, kedisine yakın hisseden kişi
1842 GACİM : Arkadaşım
1843 GACUNA : Büyükanne
1844 GAÇIL : Kenara çekil
1845 GAÇMAK : Bir şeyin içine girmek yada düşmek
1846 GADA : Kadar
1847 GADAK : Küçük ayakkabı çivisi
1848 GADAYFI : Yuvarlak içinde börek ya da pasta yapılan kap
1849 GADE : Bardak
1850 GADERE GIRKBEŞ : Şansına
1851 GADEYFİ : Kadayıf
1852 GADIN : Hanım
1853 GAFA : Kafa
1854 GAFAKADI : Nüfuz cüzdanı
1855 GAGAMAK : Ucu sivri olan
1856 GAGGIMAK  : Gaga, gagaya benzer çıkıntı
1857 GAGGİRİ : Çok zayıf
1858 GAGIŞLAMAK : İtmek
1859 GAGUDİ : Bir hayvanı koşturmak
1860 GAGUL GUGUL : Düzgün olmayan , eğri büğrü
1861 GAĞAZ : Akraba
1862 GAĞGIMAK : Koşmak
1863 GAĞIZGI : Demir saç
1864 GAĞNI SIRTI BELİRSİZ : Sözünde durmayan, güvenilmez kimse
1865 GAHBE NALLI : Kızgınlıkla söylenen argo söz
1866 GAHIR : Tasa
1867 GAHİR : Tane
1868 GAHİRSİZ KAYA DİBİ YOK : Mutlaka her tarafta bir sıkıntı var, her işin bir zorluğu var
1869 GAHROLASICA : Allahtan kahrolması istenen kişi
1870 GAHROLMESİCE : Perişan olması istenmeyerek beddua edilen kişi
1871 GAHVE : Kahve
1872 GAK : Meyve kurusu
1873 GAK : Oturduğu yerden ayrılmak dikilmek
1874 GAK GALİ : Kalk artık
1875 GAK GİDEM : Artık gidelim
1876 GAK GİT : Artık git
1877 GAKALAMAK : Azarlamak
1878 GAKIR GAKIR : Çok sesli gülmek
1879 GAKIRDAK : Kuyruk ve iç yağının kavrulması ile kaşan bakiye
1880 GAKIRDAK : Burundaki kurumuş mukus
1881 GAKIŞLAMAK : İtelemek
1882 GAKKİRİ : Zayıf 
1883 GAKLAMAK : Eti kemiğinden ayırmak
1884 GAKMA : Büyük kaya çıkıntısı
1885 GAKMAK : İtmek
1886 GAL : Bekle
1887 GALA : Artık
1888 GALABALIK : Çok
1889 GALAK : Bir işin bitimi ya da yapılmasını anlatan kelimenin sonuna eklenir
1890 GALANI KOPARMAK : Başına buyruk, sorumsuzca hareket etmek
1891 GALAS : Kereste
1892 GALASIZ  : Düşüncesiz
1893 GALAYLAMAK : Sövmek
1894 GALBUR : Deriden iri gözlü elek
1895 GALDIR AT : Bulunduğu yerden alıp atmak
1896 GALDIR GAŞAK : Yıpranmış
1897 GALDIR GULDUR : Düzensiz, plansız, rastgele
1898 GALDIRIM : Taş döşeli yol
1899 GALDIRIM MÜHENDİSİ : Boş gezen kimse
1900 GALE ATMAK : Adam yerine koymak
1901 GALEAK : Hızlı kişi
1902 GALEBET : Hısım
1903 GALEVTE : Yumuşak ayakkabı
1904 GALFA : Okul hizmetlisi, ustanın baş yardımcısı
1905 GALGAN : Büyükçe diken, genellikle buğday tarlalarının ortasında olur
1906 GALİ  : Artık
1907 GALİ GULÜ : Kemik ve deynekle oynanan çocuk oyunu
1908 GALİK : Naylon ayakkabı
1909 GALİK : Tamam
1910 GALİK : Naylon çocuk ayakkabısı
1911 GALİM-GARİM : Bundan sonra yapacağı veya yaptığı iş
1912 GALIN HERİF : Şişman adam
1913 GALİŞ : Lastik ayakkabı  
1914 GALİŞ GULUŞ : Eskiden kemik ve sopalarla oynanan bir çocuk oyunu
1915 GALIVESİN : Bir işi yapmaktan dönme karar değiştirme
1916 GALLAK : Yaşlı, zayıf hayvan
1917 GALLE : Pişmiş kabak tatlısı
1918 GALLE : Büyük parça
1919 GALTAK : Kötü kadın
1920 GAM GAVET YOK : Küçük sorunları büyütüpküsme bahanesi yapma
1921 GAMA : İki tarafı keskiğn bıçak
1922 GAMAŞMAK :. Gözün güneş görmesi
1923 GAMBIR : Kambur
1924 GAMBUR : Kambur
1925 GAMI YANMA : İçi cızlamak, acımak
1926 GAMIŞ : Sulak yerlerde yetişen keskin uçurtma yapmaya yarayan bitki
1927 GAMRAH : Sık
1928 GANARE : Mezbaha
1929 GANASUN : İnan ki
1930 GANATA : Eşlerin babaları
1931 GANCIK : Kadın, dişi
1932 GANCIK : Dişi, dişi hayvan
1933 GANDİL : Kuplu ufak sepet
1934 GANDİL : Kandil
1935 GANDIRMAK : Yalan söylemek ,aldatmak
1936 GANEFER : Kalorifer
1937 GANEVİÇE : İğne ile yapılan desenli işleme
1938 GANGAL : Dikenli, vahşi bir bitki
1939 GANGIRTMAK : Koşturmak
1940 GANI : At arabası
1941 GANİ   : Bol, çok, fazla
1942 GANI ALMAMAK : Kıskançlık, çekememezlik
1943 GANI BOZUK : İşlerine alışverişine hile dalavere karıştıran
1944 GANI GIYILMAK : Acıkmak
1945 GANİ GÖNÜLLÜ : Cömert olan
1946 GANI GÖVE : Karnı göve
1947 GANI YARIK : Karnı yarık yemeği
1948 GANIKMAK : Doymak
1949 GANIM : Kardeşim
1950 GANIMIN İÇİ GİBİ : Dağınık
1951 GANIN MURADI : İçten arzulanan, özlem duyulan, çok istenen istekler
1952 GANIRTMAK : Eğmek, zorlayarak bükmek
1953 GANITTIRMAK : Bükmek veya yerleştirmek için eylem
1954 GANMAK : İnanmak
1955 GANMAK : Doymak
1956 GANNINI ÇÜRÜTMEK : Kötü düşünmek , düşüncesini bozmak
1957 GANTAR : Yaylı terazi
1958 GAP : Tabak
1959 GAP GACAK : Tencere, tabak
1960 GAPAKLAMAK : Suçunu gizlemek
1961 GAPAKLANMAK : Yüz üstü yere düşmek
1962 GAPAMA Küpte bişen etli yemek
1963 GAPCIK AĞIZLI : Ağzında laf eğlenmeyen, sır tutamayan
1964 GAPÇUK : Cevizin yeşil kabuğu
1965 GAR : Kar
1966 GARA : Siyah
1967 GARA FATMA : Kökü yenen bir ot
1968 GARA FATMA : Hamam böceği
1969 GARA GABIK : Kestane
1970 GARA GAZOZ : Kola
1971 GARA GIZ : Hamam böceği
1972 GARA, BERE İÇİNDE : Yaralı hasta
1973 GARAGABUK : Kestane
1974 GARAGAÇAN : Eşek
1975 GARAKUCAK : Karga beyni
1976 GARALTI : Gölgelik
1977 GARALTIN GAKSIN : Ölmesi için beddua edilen kimse
1978 GARALTIYA GELMEK : Sinmek, saklanmak
1979 GARANLUK : Karanlık, aydınlık olmayan
1980 GARASABIK : Kestane
1981 GARAZ : Zarar vermek, kötü fikirli
1982 GARD : Yaşlı
1983 GARDAŞ : Kardeş 
1984 GARER-AYAR GRANTUVALET : Çok şık
1985 GAREZ : Kötülük
1986 GAREZİNE : İnadına
1987 GARGA : Kartal
1988 GARGA BEYNİ : Yogurtla pekmez karışımı
1989 GARGA BURNU : Ucu karganın gagasına benzeyen pense  Ucu karganın gagasına benzeyen pense
1990 GARI : Kadın
1991 GARICI Kadın Oyun bozan kişi
1992 GARIK : Havuz
1993 GARIK : Bahçeklerin bölümlenerek sebze ekilen yer 
1994 GARİM : Bundan sonra
1995 GARIMAK : Mızıkçılık etmek, vazgeçmek, cınımak
1996 GARIMAK : Oyununu bozmak,anlaşmadan vazgeçmek
1997 GARIN : İşkembe
1998 GARINDAŞ : Kardeş
1999 GARİPŞE : Bir çeşit armut
2000 GARİPŞE : Bir çeşit meyve
2001 GARİRİ OLMAMAK : Ne yapacağını bilmemek
2002 GARIYICI : Oyun bozan
2003 GARMAK : Vazgeçmek, mızıkçılık
2004 GARMAK : Nesneleri birbirine karıştırmak
2005 GARMAN GURTARIŞ : Dağınık
2006 GARNI BURUNDA : Doğuma az kalmış
2007 GARPIZ : Karpuz
2008 GARSAMBA : Telaşeli dönem
2009 GART : Yaşlı
2010 GARTALAÇ : Kuru yufka
2011 GARTALMAK : Büyümek, yenmeyecek hale gelmek
2012 GARTMA : Vadilerde üst üste gelen kayalar.üst üste gelen herhangi bir şey
2013 GARYOLA : Yatak
2014 GASE : Kayısı, hamurun fazla beklemiş hali
2015 GASIK   : Göbeğin hemen alt sağ ve sol kısmı, fazla gerdirilmiş olan
2016 GASIK YASTIĞI : Bağırdak, bebeği inciltmesin diye karnına konan yumuşak yastık
2017 GASILMAK : Öğünmek, böbürlenmek, çok gergin sert duran nesne
2018 GASLANE DOLABI : Eski ev odalarında kapaklı banyo, gusül abdesti alınan yer
2019 GASNAK : Ağaçtan yapılmış, sofranın altına konulan malzeme
2020 GASTE : Gazete
2021 GASUK : Kasık
2022 GAŞ  : Tepe
2023 GAŞAK : Kullanılmaz halde
2024 GAŞAMAK : Laşkalık
2025 GAŞAMIŞ : Fazla yıpranmış
2026 GAŞANK : Tepsinin altına konulan bir araç
2027 GAŞI : adres için tarif karşı taraf, yön
2028 GAŞI GALAK : Bir çeşit ot
2029 GAŞŞIK : Kaşık
2030 GAŞUK : Kaşık
2031 GATACAK : Ekmeğin içine konulan peynir,zeytin türü yiyecekler
2032 GATI : Sert
2033 GATI YASTIK :. Sedirlere konan sert yastık
2034 GATIK : Deriye basılan yağsız peynir
2035 GATIK : Ekmekle yenilen yiyecekler.Yoğurttan yapılmış şekere benzer yiyecek 
2036 GATIR : At
2037 GATIŞMAK-KATIŞMAK : Birlikte yemek yeme
2038 GATIVERMEK : Karıştırmak
2039 GATİYEN : Katiyyen, kesinlike
2040 GATMAK : Katmak, karıştırmak
2041 GATUK : Keçi derisine basılarak yapılan tulum peyniri
2042 GAV : Kart mantar
2043 GAV GÜZEL PEYNİR : Uzun eşşek
2044 GAVANLAMAK : Lafı ağzında dolaştırmai tokat vurma
2045 GAVANLAMAK : Bakmak
2046 GAVAT : Kendini bilmez, ukala
2047 GAVATA : Bakır yoğurt kabı
2048 GAVE : Kahve, kahvehane
2049 GAVGUMAK : Koşmak, çok fazla yorulurcasına iş görmek
2050 GAVGUTMAK : Söz birliği etme
2051 GAVİL . Ezici bir biçimde çalıştıran, dayak atmak
2052 GAVİL : Anlaşmalı, sözleşmeli
2053 GAVİLEMEK : Çok iyi öğrenmek
2054 GAVİLEŞMEK : Karar vermek
2055 GAVİLLEŞME : Sözleşmek, bir işin nasıl yapılacağını birlikte karar alma
2056 GAVİLLİ DÜVÜŞ : Planlı dövüş
2057 GAVKAZ : Yapraklı meşe çırpısı
2058 GAVLAMAK : Tabağın boyasının çıkması,Derini soyulması
2059 GAVRUŞTURMA : Haşlamak, yakmadan yemeği karıştırmak
2060 GAVUK : Oyun, delik, balon
2061 GAVUR : Kafir
2062 GAVURGA : Kavrulmuş yemek
2063 GAVURMA : Kıymalık etin uzun süre saklanmak için tuzlu pişirilmiş hali
2064 GAVURUN NALETİ : Kızgınlık anında söylenir, beddua
2065 GAVUT : Baklagil unu (kavrulmuş)
2066 GAVUTLAMAK : Kızgın yağda kızartmak.Buğdayı küçük parçalara ayırmak
2067 GAVUZLAMAK : Çalkanmış hububatın yüzeyine çıkan pislikleri (çöpleri) avuçlayarak almak
2068 GAYAR : Küfretme, ilave
2069 GAYDIRMA : Mekikle yapılan oya
2070 GAYDIRMA : Kadınların işlediği bir çeşit oya
2071 GAYFARKASI : Eskiden kullanılan, kadınlar pazarı
2072 GAYFE : Kahve
2073 GAYGANA : Hamurla yapılan yemek
2074 GAYGANA : Süt,un ve yumurtayla karıştırılarak yağda kızartılarak yapılan börek
2075 GAYIL GUGUL : Düzgün olmayan
2076 GAYIMBAÇ : Parklarda çocukların oynadığı üzerinden kaydığı oyun aracı
2077 GAYINÇO : Kayın birader
2078 GAYINNA : Kayınna, kayınvalide
2079 GAYIRMA : Ayırım yapmak
2080 GAYIRMAK : Korumak
2081 GAYIRMAK : Taraf olmak.arka çıkmak
2082 GAYIŞ : Bel kemeri
2083 GAYIŞ : Kemer
2084 GAYIT : Tedbirli olmak
2085 GAYIT : Çerçeve
2086 GAYKILMAK : Arkaya yaslanmak
2087 GAYLAN : Düzgün taş
2088 GAYLAN GICI GICI : Tahterevalli
2089 GAYLANGAYA : Yer döşemesi olarak kullanılan yassı ve geniş kaya
2090 GAYLANGUŞ : Kırlangıç
2091 GAYLANGUŞ  : Kırlangıç
2092 GAYMA : Para birimi, kağıt para
2093 GAYMAK : Sütün kaymağı
2094 GAYMAKAM : Kaymakam
2095 GAYME : Para
2096 GAYNANA : Kaynana
2097 GAYNATA : Kayınbaba
2098 GAYNATA : Kayınpeder
2099 GAYPAK : Kalleş kaypak
2100 GAYRAN : Toprak
2101 GAYRI : Artık
2102 GAYRİ : Hemen
2103 GAYTAN : Yöresel kıyafet olan haşlamanın kenarına dikilen parlakiş
2104 GAYZ : Kız
2105 GAZ AYAĞI : Sürülmüş tarlayı bir tarım aleti ile düzgünleştirmek
2106 GAZA : Nahire, ilçe
2107 GAZAK : Gevşek
2108 GAZAN : Kazan
2109 GAZATMAK : Gevşetmek
2110 GAZEL : Kuruyup dökülmüş yapmak
2111 GAZGIÇ : Çiğdem kazarken kullanılan sivri uçlu değnek
2112 GAZIK : Kazık
2113 GAZLIK : Gaz lambası konan yer
2114 GAZMA : Kazma
2115 GE : Gel
2116 GE BAKAM : Gel bakalım, hesap ver makamında
2117 GE BURA : Yanına gel
2118 GEBE : Hamile olan
2119 GEBERE : (Mayasıl) rahatsızlığıa karşı ilaç yapılan bir tür bitki
2120 GEBERE : Dalları karpuzun dalına, meyvesi çileğe benzer bir tür bitki 
2121 GEBERESİCE : Ölmesi için beddua edilen kimse
2122 GEBERMEK : Ölmek
2123 GEBERMEYESİCE : Ölmesi istenmeyerek beddua edilen kişi
2124 GEBEŞ : Şiş karınlı
2125 GEBİ : Gelbi
2126 GEBRE : Kıl kese
2127 GECEK : Çamaşır
2128 GECİRGEN : Isırgan otu
2129 GEÇ GEYİN : Geç vakit
2130 GEÇGEN : Zamanın epey ilerlemiş olması
2131 GEÇİ : Keçi
2132 GEÇİNMEK : Ölmek , vefat etmek
2133 GEÇKİN : Hatırı sayılır
2134 GEDEK  : Kısa boylu,güdük
2135 GEDİK : Parça, bölüm, tarlanın bahçenin düz olmayan yeri
2136 GEDİR : Getir
2137 GEGE : Dal eğmek için kullanılan çengelli sırık
2138 GEGEMEK-GEGGEMEK : Şiş veya tığ ucu, ucu çengelli olan eşyanın ucu
2139 GELARE : Kırbaşı
2140 GELBERİ : Fırın temizleme aleti
2141 GELEGIRA-GELARE : Kırbaşı nahiyesi
2142 GELEVİR : Asma ve küçük meyve fidelerinin taban kısmında olan sürgün, yaprak
2143 GELEYAZDIN : Geç kaldın
2144 GELİK : Çocuk ayakkabısı
2145 GELİN ATA BİNDİ GÖR KİME KISMET : Bir şeyin kime kısmet olacağı hiç belli olmaz
2146 GELİN PARMAĞI : Büyümemiş havuç
2147 GELİŞATLI : Gelişme aşamasında olan, büyüme sürecinde olan
2148 GELİVE : Gelmek veya gitmek
2149 GELİVE GALİ : Gel artık
2150 GELİVESİN : Yardıma çağırma yardım isteme, yanına çağırma
2151 GELİYOM : Geliyorum
2152 GELİYORU : Geliyor
2153 GELMEYORU : Gelmiyor
2154 GEM : Galiba
2155 GEME : Eksik dişli
2156 GEMİNİ GEVMEK : Çok çalışan kişiye denir
2157 GENÇELİ : Genç ali
2158 GENE : Yine
2159 GENİLLEM : Demekki 
2160 GEPRE : Hayvan sırtını kaşımaya yarayan ale
2161 GERDANLIK : Kolye
2162 GEREN : Hoşa gitmeyen
2163 GERGİ : Örtü
2164 GERİDUR : Uzaklaş oradan, o işi yapma
2165 GERME : Evlerri salma su ilesulamak için önüne getirilen toprak
2166 GERMEK : Çekmek
2167 GERSİNGERİ : Geldiği yere unutulan bir şeyi almak için geri dönme
2168 GESENE : Gelsene
2169 GET YAVU : Öyle olmaz anlamında kullanılır
2170 GETİ : Getri
2171 GEVELEMEK : Ağızda çiğneme biçimi
2172 GEVEN : Dikenli bitki
2173 GEVER : Arktan su çevirme yeri
2174 GEVGEÇ : Yengeç
2175 GEVGEZ : Bir çeşit zararlı böcek parazit
2176 GEVİLGEN : Deride kıl diplerinin belirlenmesi ve hafif renk değişikliği
2177 GEVMEK : Dişi ile kesmek
2178 GEVUR : Düşman
2179 GEYCEK : Giyecek
2180 GEYCEK   : Çamaşır
2181 GEYCEK BUNARI : Çamaşır yıkamak için özel yapılan yer
2182 GEYİNMEK : Giyinmek
2183 GEYN : Hayvanların doğum öncesi son hali
2184 GEZ GEZ : Süpürge
2185 GEZDAN : İki üç yaşındaki dişi keçi
2186 GEZEK : Sıra sende
2187 GI : Kız, kadın hitap şekli
2188 GI GESE : Kız gelse
2189 GIBIL GIBIL : Kımıldayarak .Boş durmadan yavaş yavaş iş yapma
2190 GICIR : Yeni olan, eskimemiş parlaklığı gitmemiş
2191 GICIRDAK : Devamlı ses çıkaran tahta veya metal eşya
2192 GICIRGAN : Bir çeşit salıncak
2193 GIÇI GIRIK : Yerinde duramayan
2194 GIÇRANGIÇ : Takdirevalli
2195 GIDDIR GIDDIR : Çabuk çabuk
2196 GİDE GELE YOLA AŞINDIRMAK : Kız istemeye çok gidip gelmek
2197 GİDEM GARA : Gidelim artık
2198 GİDEN : Cilt hastalığı
2199 GİDER AYAK : Gideceği zaman
2200 GIDI : Fide dikmek için açılan kuyu
2201 GIDİ : Arsız, yüzsüz, hırçın
2202 GIDI GIDI : Parmakla gıdıklama işareti yapmak
2203 GIDIK : Çene altı
2204 GIDIK ALMAK : Gıdık almak
2205 GIDILAMAK :Yuvarlamak
2206 GIDIM   : Azıcık
2207 GİDİŞAT :Yol, yöntem, işin yapılış şekli
2208 GİDİŞİK : Kaşıtı
2209 GİDİŞMEK : Kaşınmak
2210 GİDİVER : Git
2211 GİDİVESİN : Gitmesi için rica, temenni
2212 GİDİYOLA : Gidiyorlar
2213 GİDİYOM : Gidiyorum
2214 GİDİYOZ : Gidiyoruz
2215 GIFI : Rüzgar almayan yer
2216 GIG GIRDIM : Süslü havalı
2217 GIGIKLAMAK : Cevizin yeşil kabuğunu çıkartmaya denir
2218 GIGIRDAK : Kuyruğun eyrilmesi sonucu kalan parçalar
2219 GIĞ : Kurumuş oğlak ve keçi pisliği
2220 GIKI ÇIKMAZ : Sesi çıkmayan
2221 GIKKA : Zayıf adam
2222 GIL : Çam kozalağı
2223 GILALIM : Kılalım
2224 GILAN : Keçi süresi
2225 GILÇORAP : Yün çorap
2226 GILDIR : İnce giyinmiş
2227 GILDIR GILDIR : Ağır ağır
2228 GILDIR GILDIR : Gürül gürül ısınma
2229 GILDIRDAMAK : Hareket etmek
2230 GILDIRDAMAK : İş yapar gibi görünmek
2231 GILDIRGICIK : Lüzumsuz iş 
2232 GILİ : Küçük simit, küçük çocukların erkeklik organı
2233 GIMIL : Ekin haşeresi
2234 GIMIL GIMIL : Çok hareket eden, yerinde duramayan
2235 GIMIL GIMIL : Yavaş yavaş
2236 GIMILDAMA : Hareket etme
2237 GIMIŞANMA : Kıpırdama
2238 GINA GELMEK : Sıkıntı basmak
2239 GINACIK : Bitki hastalığı
2240 GINAMAK : Ayıplamak
2241 GINAŞIK : Aralık
2242 GINCIRDAK : Gıcır gıcır ses çıkaran
2243 GINDAM GÜZELİ : Giyindiğini yakıştıran
2244 GINDAMLI : Endamlı
2245 GINDAMLI : Giyimine özen gösteren
2246 GİNE : Yine, aynısı tekrarı
2247 GINNAP : Deriden yapılan ip
2248 GIPMAK : Kısmak
2249 GIRAÇ : Susuz toprak
2250 GIRAMİSE-KIRAMİSE : Yaklaşık ata lira ayarında olan altın
2251 GIRANTI : Bodur çalı
2252 GIRAT : At
2253 GIRCALAMAK : Bileğlemek
2254 GIRÇMAK : Bölmek, kesmek
2255 GIRDIRMAK : Çalan müziğe oynamak
2256 GİREN : Hava yağmurlu
2257 GİRGE : Binanın alt katı
2258 GIRGIÇLIK : Kırkayak
2259 GIRIDAK : Giyimine özen gösteren
2260 GIRIDAK GIRIDAK : Güzel giyinerek gezme, dolaşma
2261 GIRIDAK YÖRÜMEK : Havalı yürümek, caka satar gibi yürümek
2262 GIRIK : Pirincin dövülerek işlenirken bölünen taneleri
2263 GIRIK GIRSIK : Küçük ekmek parçacıkları, ufalanmış
2264 GIRIK GIRTIK : Döküntü
2265 GIRIMA : Melez
2266 GIRIMAK : Mızıkçılık etmek vaz gaeçmek cınımak
2267 GIRINTI : Döküntü
2268 GİRİŞKEN : Cana yakın , sıkılgan olmayan
2269 GIRIŞMAK : Karşılıklı paylaşmak, yarışmak
2270 GİRİŞMEK : İş yapmaya  çalışmak , kavga etmek için harekete geçmek
2271 GIRKLIK : Koyun keçi tüyü kesme aleti
2272 GIRKMAK : Hayvan tüyü kesme
2273 GIRLEND : Kare yastık
2274 GIRLET : Yastık
2275 GIRMA : Melez
2276 GIRMAK : Kırmak
2277 GIRNAP : Kalın ip
2278 GIRNATA : Klarnet
2279 GIRS : Eli sıkı, cimri
2280 GISGIÇ : Dana burnu
2281 GISIK : Kısılmış arada kalmış
2282 GISILMAK : Sıkışmak
2283 GISIM : Avuç içi kadar, az bir miktar
2284 GISIM PİDE : Gakırdak ile yapılan bir tür pide
2285 GISINNI : Kışınmı
2286 GISIR-KISIR : Yavrulamayan koyun
2287 GISMAK : Azaltmak, bir şeyi iktisatlı kullanmak
2288 GISTIRMA : Bisküvi-lokum
2289 GISTIRMA : Bisküvinin arasına lokum konularak yenilmiş hali 
2290 GIŞ : Kış
2291 GIT GANAAT GEÇİNMEK : Geçim sıkıntısı çekmek
2292 GITIR : Palavra
2293 GITMİRCİ :  Cimri olan parasını kolay harcamaya kıyamayan
2294 GIVIÇKIYI : Ahırdaki gübre
2295 GIVIL GIVIL : Çok fazla miktarda ve hareket eden, eyrinde duramayan
2296 GIVIR : Eğ, büz, katla
2297 GIVIR : İyi pişmiş gevrek
2298 GİVİR GİVİR : Bir çeşit hamur tatlısı
2299 GİVİR GİVİR :  Kıtır kıtır ,iyi kavrulmuş
2300 GIVIRCIK : Marul
2301 GIVIŞ : Küçük parçalara ayrılmış taş
2302 GIVIŞ GIVIŞ : Yeni kaliteli kumaş, elbise
2303 GIVRAK : Çabuk
2304 GIVRANMAK : Acı çekmek
2305 GIVRATMAK : Sıkıştırmak bükmek
2306 GIVRIŞMAK : Düzgünlüğünün bozulması, ütüsünün bozulması
2307 GIVŞINMAK : Kımıldamak,bulunduğu ortamdan hoşlanmayarak sıkılmak
2308 GIYAK : Fiyakalı
2309 GIYBET ETMEK : Dedikodu etmek
2310 GİYECEK : Çamaşır
2311 GIYGIDI GIYGIDI : Ağır aksak
2312 GIYI : Kenar
2313 GIYI : Galevle tabanı, müşteri tarafından satın alındıktan sonra, 
serbest kenarlarından bir sıra halinde zincirleme elle dikilen dikiş
2314 GIYILAMA : Oyun çeşidi, deri hastalığı
2315 GIYILAMA : Ayakkabının tamiri
2316 GIYILI : Küçük yayvan tabak
2317 GIYIR GIYIR : Dopdolu
2318 GIYMATLI : Kıymetli
2319 GIYMIK : Küçük tahta parçası
2320 GIYNAŞIK : Aralık
2321 GIYNAŞTIRMAK : Kapatmadan aralamak
2322 GIYRITIK : Sözünden dönen, dönek
2323 GIYTIR GIYTIR : Yavaş yavaş
2324 GIYTIRIK : İşe yaramaz, sözünde durmaz, döne, kaypak
2325 GIZ : Kız 
2326 GIZ ARKASI : Düğünden  bir veya birkaç gün sonra damat
 ve ailesinin gelinin ailesini ziyaret etmesi
2327 GIZ KISMI : Kızların yapması gereken adetler, genç kızlar
2328 GIZAN : Çiftleşecek hayvan
2329 GIZARAN : Mahalle fırınlarında fırını kullanmada 3. Sıra
2330 GIZARTMA : Köftelik yapmak için pekmez ocağınca pekmezden daha curu olarak  alınan tatlı
2331 GO : Yerine bırakmak, koymak
2332 GOBARMAK : Azamet taslama, büyüklenme
2333 GOBARMAK : Büyüklenmek
2334 GOBÇA : Çuvalın tüylü yeri
2335 GOCA : Koca
2336 GOCA ANA : Büyük anne
2337 GOCA ANNE : Amcanın eşi
2338 GOCA BUBA : Büyük baba
2339 GOCA ŞEERLİ : Büyük şehirli
2340 GOCAANA : Büyük anne
2341 GOCABAB : Büyükbaba
2342 GOCACIK : Semerin arka kısmında tille geçirmeye mahsus parça
2343 GOCAMAN : Büyük, iri
2344 GOCAMANCA : Büyükçe
2345 GOCAMIŞ : Yaşlanmış
2346 GOCANA : Büyükanne
2347 GOCATMAK : Yaşlandırmak
2348 GOCUK : Palto
2349 GOCUK : Palto , kışlık elbise
2350 GOÇ : Koç
2351 GODAK : Eşeğin yavrusu
2352 GODUM : Bıraktım
2353 GOFALMAK : Büyüklemek
2354 GOFLET : Gofret
2355 GOGAÇ : Kaç git
2356 GOGI : Deme yahu
2357 GOĞLAMAK : Dedi kodu etmek
2358 GOĞUŞ : Dedikodu
2359 GOĞUŞ ETMEK : Dedikodu etmek
2360 GOKAK : Pis
2361 GOLAÇAN ETMEK : Gözetlemek, kontrol etmek
2362 GOLAMAK : Aleyhinde konuşmak
2363 GOLAN : Hayvan kuşağı
2364 GOLAYLIK : Bulantı baş dönmesi
2365 GOLDARLAMAK : Sezdirmeden takip etmek, korumak
2366 GOLLAMAK-KOLLAMAK : Gözetmek, arka çıkmak
2367 GOLLAYACAN : Kollayacağım, gözetleyeceğim
2368 GOLON : Hayvan kuşağı
2369 GOMA : Hayret bildiren ünlem
2370 GOMŞU : Komşu
2371 GONAK : Büyük ev, çocukların kafasındaki kepek
2372 GONÇ : Çorabın topuğundan bileğe kadar olan kısmı
2373 GONDİK , GOSTİK : Misketi havadan atarak vurma
2374 GONMAK : Kuşlar için bir yere tünemek
2375 GONŞU : Komşu
2376 GORK : Tavuğun gork sesi çıkarması
2377 GORK TAVUK : Civciv çıkarmaya hazırlanan tavuk
2378 GORKA YATMAK : Yumurtalar üzerinde civciv çıkarmak için beklemek
2379 GORKLAMAK : Civcisi olan tavuk
2380 GORKLAYOR : Yumurta üstüne yatma
2381 GORU : Köpeğe takılan çıngırdak
2382 GORUK : Olmamış üzüm
2383 GORUTMAK : Bir şeyi maliyetinin üzerindeki karı, kafi gelmek
2384 GORUTMAK : Yapılan emeği karşılamak
2385 GOSDAK GOSDAK : Düzenli, düzgün giyinen havalı yürüyüşü
2386 GOSTAK : Yakışıklı
2387 GOSTUL GOSTUL : Kendini beyenerek yürüme
2388 GOŞAM : Avuç içi
2389 GOŞAN : Koyunları birbirine bağlayan ip
2390 GOŞU : Komşu, yakın olan evlerin kişileri
2391 GOUK : Delik
2392 GOV SATMAK : Söz taşımak
2393 GOVA : Kova
2394 GOVATA : Kavanoz
2395 GOVU : Şikayet
2396 GOVUZ GOVUZ : Hamurun kabarıp Delik delik kabarması
2397 GOYA : Güya
2398 GOYULTMAÇ : Koyun sütünden yapılan tatlı bir yiyecek
2399 GOYUN : Koyun
2400 GOYVERMEK : Bırakmak
2401 GOZAK : Gevşek, çözülebilir hale getirmek
2402 GOZAMAK-KOZAMAK : Gevşemek, sıkı olmayan, tam oturmamış
2403 GOZATMAK : Gevşetmek, çözülebilir hale getirmek
2404 GOZİNE : Bolalmak
2405 GOZURLANMAK : Büyüklenmek
2406 GÖBEK : Yaramaz çocuk
2407 GÖBELE : Yaramaz çocuk
2408 GÖBELEMEK : Aniden fırlatmak
2409 GÖBÜT : Küçük somun
2410 GÖCE : Döğülmüş buğday, kabuğu alınmış buğday tanesi, kırılmamış bulgur
2411 GÖCE AŞI : Aşure
2412 GÖCEN : Tavşan yavrusu
2413 GÖÇ : Ev eşyası
2414 GÖÇTÜ : Yıkıldı
2415 GÖÇÜK : Yıkık
2416 GÖÇÜNÜ YÜKLETMEK : Taşınmak
2417 GÖDE : Bir tür hayvan, kilolu ve göbekli insan içinde kullanılır
2418 GÖDEK : Korkak
2419 GÖDÜ PARASI : Hayvanları güden, otlatan kişiye hayvan başına ödenen para
2420 GÖDÜR : Götür
2421 GÖĞ BAKLA : Taze fasulye 
2422 GÖĞDÜRMEK : Ağdırmak
2423 GÖĞELEZ : Köpek yavrusu
2424 GÖĞERMEK : Yeşermek
2425 GÖĞLEZ : Köpek yavrusu
2426 GÖĞNEK : Atlet
2427 GÖĞŞEMEK : Gevşemek, yumuşamak
2428 GÖĞÜSLÜK : Önlük, okul önlüğü
2429 GÖK : Yeşil
2430 GÖK KERTE : Sonradan görme
2431 GÖK SOĞAN : Yeşil soğan
2432 GÖKBAKLA : Taze fasulye
2433 GÖKGÖZLÜ : Mavi gözlü
2434 GÖKKELTE : Zehirli bir hayvan
2435 GÖLEP : Su birikintisi
2436 GÖLERDİ : Kızardı , nefes alamayan insanın yüz halinin değişmesi
2437 GÖLERMEK : Bir rahatsızlıktan dolayı kişinin mosmor kesilmesi
2438 GÖLLE : Kaynatılmış buğday
2439 GÖMGÖK : Masmavi
2440 GÖMME : Bir tür hamur işi
2441 GÖMÜ  : Define
2442 GÖMÜK : Pislik yığıntısı
2443 GÖN : Deri
2444 GÖN : İnek
2445 GÖNEN : Toprağın suya doyması
2446 GÖNENİNİ ALMAK : Doyum noktasına ulaşak, tatmin edici miktarda
2447 GÖNENMEK : Bir şeye sonuna dek sahip çıkmak, kendine çeki düzen vermek
2448 GÖNÜ : Armudun kaynamışı
2449 GÖNÜ OLMAK : Razı olmak
2450 GÖNÜN ÇEKSİN :. Canın çeksin
2451 GÖRBEDEK : Aniden
2452 GÖRPE : Körpe
2453 GÖRÜMCE : Eşin kız kardeşi
2454 GÖRÜMLÜK : Kız istemek için gidilen aileye götürülen hediye , 
damadın geline taktığı takı , göstermelik
2455 GÖRÜZ : Çakıl
2456 GÖŞVE : Hatırlamak
2457 GÖT ALTINA GİTMEK : Suçsuzken suçlu pozisyonuna girmek
2458 GÖT BİTİ : Yerinde duramıyan
2459 GÖT KAZMASI : Çocuk oyunu
2460 GÖTCEK : Oturak
2461 GÖTCEK : Götürecek
2462 GÖTCEK : Oturmak için tahtadan yapılmış küçük 
arkasında yaslanılacak yeri bulunmayan sandalye 
2463 GÖTEKESEN : Pamukla dikilen yelek
2464 GÖTKAZMASI : Çocuk oyunu
2465 GÖTMEYORUM : Götürmüyor
2466 GÖTÜ   : Götür, yerine bırak, iletmek
2467 GÖTÜ BÜZÜLESİCE : Yellenen kişi için beddua
2468 GÖTÜ HİÇ OTURAK GÖRMEDİ : Hiç oturmayan
2469 GÖTÜNLE GÖĞE ÇIKSAN : Ne yaparsan yap
2470 GÖTÜNÜ ÇALDIRIVERİP DURMA : Sürekli yardımcı olmak
2471 GÖTÜNÜ KURTARMAK : Kendini düşünmek
2472 GÖTÜYLE KÖĞÜ GÖÇÜRME : Sakar
2473 GÖV : Gök, gök yüzü
2474 GÖVEÇ : Etli yemek
2475 GÖVELEZ : Köpek yavrusu
2476 GÖVEN : Bir tür sinek
2477 GÖVERİ : Fide, filiz
2478 GÖVERMEK : Bağırmaktan morarmaya yakın bir durum